Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)

Beşiktaş 1-1 Galatasaray || Sonuç beraberlik, kazanç birliktelik.

| 21.2.10


Galatasaray zorlu Atletico maçları arasında gittiği Beşiktaş deplasmanından bir puanla dönerek en azından rakibiyle puan farkını korudu. Ama bir puanın dışında gösterilen mücadele, sahada yapılan savaş olağanüstüydü. Futbolcuları tebrik etmek gerekiyor herşeyden önce.

Maça kazanmaya daha çok ihtiyacı olan Beşiktaş istekli başladı. Galatasaray ise kontrollü ve rolantiye bir maç çıkaracağını belli etmişti. Maç öncesinde de Rijkaard'ın planlarında mutlak 3 puan olmadığı biliniyordu zaten ki maç sonunda bunu açıkladı. Servet'in yerine Emre Güngör, Sarp'ın yerine Barış'la başladı maça. Galatasaray'dan önce şuan oynadığı maç sayısını tüm bir sezonda oynamamış olan Mustafa Sarp'ı dinlendirmesi yerinde bir hareketti. Bu maçta Galatasaray'da kendini ilk gösteren şey Lucas Neill'li defans kurgusunun gitgide oturmasıydı. Emre-Neill ikilisi, herkesin takdirini kazanmış Sivok-Ferrari ikilisi kadar etkiliydi en az. Elano'nun her maç üstüne koyması da başka bi sevindirici olay. Güney Afrika'da olmayı kafaya takmış Elano.


Bugün başlıkta da belirttiğim gibi harika oynayan bir takım yoktu belki ama harika mücadele eden bir takım vardı. Hücum performanslarını yeterince ortaya koyamayan Arda, Keita, Balta, Uğur gibi isimler defansif oyunda takım olgusunu harika oturttular. Zaten işin hücum yönü de eklenince buna - Baros gelince o da olacak diye umuyorum - tadından yenmez takımın. Sonuç olarak Arda'nın harika dönüp vurduğu topla öne de geçti takım. Ama Rijkaard tam Elano'yu çıkarıp yerine Sarp'ı koyarak direnci arttıracakken yenilen gol bu şartlarda alınacak çok çok avantajlı 3 puan şansını da yok etti. Her ne kadar iki puan kayıp gibi görünse de bu maçta asıl kaybedenin Beşiktaş olduğu aşikar. Zirve yarışına ortak olmak adına alınacak 3 puan çok
önemliydi kendi adlarına. Zaten uzatmaların son saniyesinde kazanılan serbest vuruşta Rüştü'nün gol duası bunun en büyük göstergesi(solda). Sonuç olarak maçın hakkı beraberlikti ve öyle oldu. Hatta öyle olması için Sivok'un golünde topun kaleci dahil üç oyuncumuzun bacakları arasından geçmesi ilahi adalet olarak yorumlanabilir (: Ayrıca değinmeden geçemiyeceğim; Leo'nun Holosko'nun kafa vuruşunda yaptığı müdahalenin sahalarda ilk defa kaleci lehine sonuçlandığına şahit oluyorum. Keza ben Leo ters eliyle müdale ettiği için topla beraber kalenin içine düşecek diye düşünmüş ve gol oldu diye üzülüp tepkimi koymuştum bile (:

Perşembe günü maça kötü başlayıp Rijkaard tarafından erken kenara alınan Caner bu maçta da kendini gösteremedi, mücadelesini ortaya koyamadı takım arkadaşları gibi. Belki de takımın en zayıf halkasıydı. Sanırım Dos Santos biraz kendini gösterebilirse formayı kapmak zor olmayacak kendi adına. Forma kapmak demişken Rijkaard'ın her maçta Emre'yi oynatmasını istiyorum artık, hazır Neill'le bu kadar iyi anlaşmışken, Galatasaray'a geldiği günden beri en kötü sezonunu geçiren Servet'i yüreğimiz ağzımızda izlemeye mahkum kalmamalıyız.



Yarın ki Fenerbahçe - Bursaspor maçı bugün dağıtılan 1'er puanın değerini göstermesi bakımından çok önemli, bakalım Ertuğrul Sağlam'ın öğrencileri rövanşta ne yapacaklar?

Son olarak mutlu bir haberle veda edelim. Sakatlanıp oyundan çıkan Arda'nın durumu ciddi değilmiş. Atletico maçı arifesinde böyle bir durum çok kötü olurdu. Neyse bugünkü bir puana razı olup Atletico maçını bekliyoruz artık. Cehennemde turu atlarsak önümüz açık!

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak için üye olmak gerekmiyor. Vallahi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion