Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)

Galartasaray 3-2 Antalyaspor || Bir Galatasaray Kılasiği

| 11.2.10

Hamburg maçı hafızalarımızdadır elbet... Maça harika başlayan ve turu geçeceğine inanan Galatasaray gerekli skoru yakalayıp artık bedavadan pozisyon harcıyordu, rahattı. Sonra hamburg bir iki derken aldı gitti turu, tüm hayallerimizi... O günden beri bu var Galatasaray'da... 24 tane şut cektiği rakibine sadece 5 şut şanşı verdiği bir maçtan istediği skorla ayrılamıyorsa bir sorun var demektir...!

Öncelikle şunu söyleyeyim, takım iyi oynadı. İstekliydi ve hırslıydı turu alacağına inanmış ve rakibini ciddiye almıştı...Bu bir önceki maça nispeten bir sıçrama denilebilir. Çünkü ilk maç hepimizi fazlasıyla hayal kırıklığına uğratan ve karamsarlığa sokan bi tablo oluşturmustu... Ama Galatasaray bunların yanında yine tam yapamadı bu işi, iki anlık dikkatsizlik iki gole mal oldu ve bu da kupaya. Ayrıca şans faktorü ve Mustafa Sarp'ın kendini erken yıldız yapması ve diğer yıldızların görevini üstlenme çabası işleri daha da zorlaştırdı.. Mustafa Sarp'ın gollerine bu sezon çok sevindik ama bu gollerin hepsi önceden çalışılmış duran top organizasyonlarıydı. Zira bunların dışında sağdan gelen ortayı sol açığın gol yapmasını beklerken mustafanın orda olmasını beklemiyor ummuyorduk da. Lakin bu iyi niyetli gol arzusu takım disiplininden koparıyor ve zarar olarak dönüyor bu takıma... Arda orada o topa dokunabilmiş olsa çoktan maç kopmuştu belki de.

Bana katılanlarınız olmayabilir fakat bu maçın artılarının eksilerden fazla olduğu kanısındayım. Bunları başlık altına alırsak :
1) Bir aylık forvetsiz dönemde takımın gol atabileceği organizasyonlara girebileceğini gördük.
2) Caner'in bek oynarken de hücum-savunma dengesini kurararak oynayabileceğini gördük.
3) Elano'nun arzulu olduğunda ve arkadaşlarından pas aldığında neler yapabileceğini gördük.
4) Futbolculara uyarı niteliğinde oldu bu skor, artık ellerindeki hedeflere daha sıkı tutunacaklardır.
5) Son olarak Lucas Neill... Yeni bir Popescu'nun bu takımda olabileceğini gördük. Performansı tek kelimeyle harikaydı.. Kendine güveni, soğukkanlılığı ve liderliği görülmeye değerdi.

Galatasaray'ı gözden geçirdikten sonra Antalyaspor'a gözatalım biraz da.. Öncelikle Mehmet hoca hırslı ama antipatik bir takım yaratmış. Oyuncu yapısı da buna fazlasıyla elverişli zaten. Her Ali Sami Yen ziyaretinde bunu fazlasıyla gösteren Ömer Çatkıç bunun en basit örneği.
(Yalçın ve Sedat'ı da gözardı edemem tabi.) Ama Necati'yi bu takıma kazandırmaları harika bir iş gerçekten. Çünkü Necati anadolu takımlarının üstünde bir futbolcu. Bu maçta da çok iyiydi ve performansını önümüzdeki süreçte de gösterebilirse takımına düşme korkusu yaşatacağını hiç sanmıyorum.. Antalya takımı sert oynuyor ama bu şekilde de ligde sağlam durabiliyorlar. Ki Sivasspor bu şekilde şampiyonluğa oynadı iki sezon boyunca. Sivasspor'da Bulent Hoca'nın bu sene yaptığı daha doğrusu yapmaya çalıştığı devrimi ve takımın şuanki halini de sonraki zamanlarda yazmayı planlıyorum. Lakin durumları pek iç açıcı değil..

Kupa 2010 da hedeften çıktı artık şampiyonluğa ama ondan önce Atletico maçına konsantre olmamız lazım. Ben umutluyum ama herşey takımın o günkü durumuna bağlı. Bekleyip göreceğiz.. İyi geceler...

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yapmak için üye olmak gerekmiyor. Vallahi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion