Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)

31.Hafta Maç Panorama || Galatasaray 0-0 Bursaspor

| 27.4.10
Stat: Ali Sami Yen
Tarih: 25 Nisan 2010 Pazar / 19:00
Hakemler: Bünyamin Gezer; Mustafa Emre Eyisoy, Ekrem Kan 4. Hakem: Aytekin Durmaz
TV: Lig TV





Galatasaray
Aykut, Sabri, Neill, Hakan Balta, Caner, Mehmet Topal, Elano (Dk.65 Mustafa Sarp), Arda (Dk.74 Emre Güngör), Keita, Giovani (Dk.65 Jo), Baros

Yedekler
Ufuk, Emre Güngör, Uğur, Ayhan, Mustafa Sarp, Jo, Emre Çolak

Bursaspor
Ivankov, Ali Tandoğan, Zapotoncny, Ömer, Mustafa Keçeli, Volkan Şen (Dk.86 Iglesias), Hüseyin, Bekir Ozan (Dk.77 İbrahim), Ivan Ergic, Ozan İpek, Sercan (Dk.65 Turgay)

Kart Raporu


Sarı Kartlar

  • Dk.60 Arda Turan
  • Dk.61 Neill
  • Dk.73 Keita
  • Dk.90 Caner
  • Dk.45 Zapotoncny
  • Dk.61 Ömer Erdoğan 

Kırmız Kartlar

  • Dk.72 Neill (Galatasaray)
  • Dk.73 Zapotoncny (Bursaspor)

Maçın Adamı : 22 Futbolcu + Rijkaard + E.Sağlam

Maçı böyle güzel hale getiren 24 kişiyi maçın adamı göstermek en mantıklısı herhalde ...



Maçın İlginç Anı : Zapo'nun Kırmızı Kartı


Maçın sevgili hakemi Bünyamin Gezer amirimiz haksız yere oyundan attığı ( 1. sarıkart ) Neill'in vicdan azabından olacak ki yine haksız yere rakip takım futbolcusu Zapo'yu da oyundan ihraç etti. Nasıl bir mantıksa...


Maçın Hayal Kırıklığı : Bünyamin Gezer

Böyle harika bir maçı katletmek için her şeyi yapan Bünyamin Gezer'e ne desem boş. Böyle geldi böyle gidecek bu adam. Otoriter olmak adına böyle saçmalıklar yapan birine katlanmak için harika bir maç olmasa karşımda, ömrümün küfür rekorlarını kırabilirdim eminim ki...


Maçın Hareketi : Arda'nın Çalımları

Arda'nın bu maçta zaman zaman yaptıkları gerçekten keyif vericiydi. İlk yarıda peşi sıra 5 kişiyi oyundan düşürüp ardından harika bir şut çıkarması görülmeye değerdi. Ama ne yazik ki rakip oyuncuya çarpan top kornere çıktı...



Galatasaray Oyuncu Değerlendirmesi :
  •  1# Aykut :8
  • 55# Sabri :7
  • 76# Caner :7
  • 12# Neill :8
  • 88# Hakan :7
  • 14# Mehmet: 7
  • 30# Dos Santos :7
  • 11# Keita :8
  • 2# Emre Güngör : 5
  • 18# Sarp :5
  • 17# Arda:7
  •  9# Elano:7
  • 15# Baros 8

Bir Sonraki Maç :

# İstanbul B.B - Galatasaray  01.05.2010 20:00

Günün Karikatürü #16 || Tüp Bebek

| 26.4.10
Serkan Altuniğne'den...

Galatasaray 0-0 Bursaspor || Haz var, dahası var!

| 25.4.10
Her şeyden önce harika bir maçtı. Hani spikerler falan derler ya klişe bir laftır; bir tek gol eksikti diye, gerçekten öyleydi... Kazanma arzusu, mücadele, gerilim, harika pozisyonlar ve hareketleirn olduğu bir maç oldu. Her şeyden önce ruhuyla oynayan iki takım vardı sahada... Hakemler, ahlaksızlıklar, şampiyonluk hesapları, köstebeklikler falan... Hepsini unuttum bu maçta ve sadece keyif aldım, hissettim bu oyunun güzelliğini... Keza çok maçta yaşanılan bir duygu değil bu.


Zor maçtı... İki takım da gol istiyordu ama yememeliydi de. Rijkaard belki de bu sezon ilk defa savunma konusunda takıma güvendi. Yani tedbir almadı, 5 tane ortasahayla çıkmadı. Harika mı oldu, hayır. Keza bir çok pozisyonu var rakibin ama yine de olması gereken buydu. İşte bu yüzden her yazıda ortasaha lazım diyorum bu takıma. Bu takım böyle hücum yaparken ortasahayı toparlayacak, sağlam tutacak, güçlü-teknik-zeki ve agresif bir oyuncu olmalı bu takımda. Seneye hangi kulvarda olursak olalım, ilk transfer bu yönde olmalı mutlaka...



Maçı uzun uzun yazmak istemiyorum. Kazanmak isteyen iki takım vardı sahada. Ruhunu sahaya tam anlamıyla yansıtan iki takım... Bunlardan biri topa sahip olup hücum yaparak, diğeri de ani toplarla hızlı adamlarını kullanarak gol aradı. İki takım da beklediği pozisyonları yakaladı ama o gol sevincini yaşayamadılar. İster şans, ister beceriksizlik ne derseniz deyin ama bu maçta o top ağlarla buluşmak istemedi bence. Klasik Daum şansı işte.
Ne şans var arkadaş bu adamda? Hep mi istediği gibi gider herşey bir insanın?!


Hakeme de bir şeyler sallamak isterdim aslında, keza fantezi dünyasında kartların yeri fazla olan, otoriter dedik diye resmen olayın b*kunu çıkaran Bünyamin Gezer'e denilecek az şey de yok ama dedim ya maç o kadar güzeldi ki, o hakemden bile nefret edemedim bugün.

Maçta oyunculara ve teknik direktörlere de ayrı bir parantez açmak lazım. Öncelikle Ertuğrul Sağlam'a hakettiği saygıyı göstermek gerekiyor. Harika bir takım yaratmış gerçekten. Avrupa standartlarında kontratağa çıkan ve takım oyununu tam olarak ortaya koyan bir takım yaratmış, helal olsun. Bursasporlu oyuncular bulundukları yeri hakkettiklerini, hatta şampiyonluğu bile şu an 1. olan takımdan daha fazla hakkettiklerini gösterdiler...İşin Galatasaray cephesinde ise hep 'keşkeler' hayıflanlamalar vardı. 'Diğer maçlarda niye böyle oynamadınız be kardeşim' dedirten bir maçtı oldu. Takım 1.dk dan son dakikaya kadar oyuna ve gole kenetlenmişti. Keita kırk yıllık Galatasaraylı gibi oynadı yahu, tüm takıma bayıldım bugün. Ayrıca Lucas Neill yine maçın adamı yine maçın adamı kardeşim! Arda gidecek olursa gözüm kapalı kaptanlığı ona verebilirim, o denli seviyorum bu mavi gözlü Avustralyalıyı.



Sonuç olarak iki takım da istediği alamadı ve Fenerbahçe büyük avantaj yakaladı ama ben yine de Fb'nin önündeki 3 maçtan 9 puan toplayabileceğine inanmıyorum. Bizim için final maçı oldu ama Bursaspor'un hala şansı çok fazla. Ankaraspor maçları dışında iki maç oynayacak olmalarını düşünürsek,  Kayseri ve Beşiktaş maçlarından çıkartacakları 3'er puan onları şampiyonluğa taşıyacaktır kanımca...


Nice böyle maçlar izlemek dileğiyle...

Günün Karikatürü #15 || Hızlandırılmış İngilizce

|
Yiğit Özgür'den...

Yerini Bil, Çabuk Gel Denizlispor !

| 24.4.10
Yıllardır lige centilmenliğiyle, mücadelesiyle renk katan,
Türk futboluna çok önemli isimler kazandırmış,
Alt yapısı en verimli olan takımların başında gelen bir camia...

Servet Çetin, Çağdaş Atan, Çağlar Birinci, Yusuf Şimşek(yeniden), Ali Tandoğan, Ersen Martin gibi isimlerin yetiştiği ya da yeniden parladığı bir takım...

Bugün ligden düşen 2. takım da belli oldu malumunuz. Denizlispor... 
Bir zamanlar Lyon'u deplasmanda deviren, Sparta Prag, Lorient gibi ekipleri saf dışı bırakan, o sezon kupayı kazanacak olan Mourinho'nun Porto'suna evinde kök söktüren bir takımdı Denizlispor. Ama son birkaç sezondur yanlış yürütülen transfer politikaları ve yanlış teknik direktör rotasyonu  yüzünden Süperlig'de olamayacaklar artık. Oysa ki centilmenliğiyle, mücadelesiyle ve kazandırdığı isimlerle bu ligin en önemli takımlarından biriydi bu güzeide Ege takımı. Bize 2006'daki şampiyonlukta ettiği yardım dışında dışında, bir İzmirli olarak kendime yakın hissettiğim ve sempati duyduğum takımlardan biriydi her zaman... Bugün içinde bulunduğu duruma üzülmemem elde değil bu nedenle. Ama inanıyorum ki yakıştığı yeri tekrar bulacaktır Denizlispor... Taraftarıyla, şehriyle camiasıyla bunu hakediyorlar... Tekrar görüşmek üzere Horozlar, ait olduğunuz yerde bekleniyorsunuz !!!

Tabi doğru bir takım ve yönetim anlayışıyla...

Valencialı kardeş ne diyor?

| 23.4.10
Mehmet Topal - Valencia flörtü günlerdir Türk ve İspanyol basınının gündeminde. Olayın dedikodu boyutunu çoktan aştığı apaçık belli. Keza yöneticilerin, hocaların ve de oyuncunun kendi açıklamaları da böyle bir teklifin ya da flörtün olduğu yönünde. Valencia'ya yakın olan İspanyol gazetesi Super Deporte hergün gündemine bu haberi taşımasının yanı sıra bir de anket düzenlemiş ve ankette şu anki durum %83 ile Topal'ın alınmasını istiyorum yönünde...
Fakat daha sonra haber yorumlarına baktığımda ve bunları google translate arkadaşımla dilimize çevirdiğimde gördüm ki bu transfere karşı olanlar aslında  %17 değil daha fazla gibi... Bu da aklıma Mehmet Topal'ın ayrılmasını isteyen bizim taraftarlarımızın yapmış olabileceği ihtimalini getirdi açıkcası :)) Neyse sezon bittiğinde işin kokusu iyice ortaya çıkar. Şahsen kendi kanaatim Mehmet'in sezon sonu  %90 Valencia'ya gideceği yönünde...

Yok Artık Tsubusa Gerçek Oldu !

| 22.4.10
Haftasonu oynanan Gimnasia- Boca maçında Marco Perez ve Stracqualursi öyle bir gol attılar ki =)))

Yeni Sezon Öncesi, Sil Baştan... Yine yeni yeniden!

| 21.4.10

Malum lig bitiyor ve transfer haberleri de her geçen gün artıyor. Ee Galatasaray'da bundan nasibini alıyor her zamanki gibi ama bu defa bizim taraftan gelen haberler pek dedikodu gibi de durmuyor. Bu sene büyük bir değişim olabilir takımda. Yine...

Kalli'nin ilk geldiği dönemler... Özhan Canaydın ve Adnan Polat takımı yeniden yapılandırıp eski Galatasaray'dan neredeyse eser bırakmamış Barış Özbek, Lincoln, Linderoth, Hakan Balta, Volkan Yaman, Nonda, Servet gibi isimlerle yeni bir Galatasaray ortaya çıkarmayı hedeflemişti. Birçok transferin gerçekleştiği bu 07/08 yaz transfer dönemi bir sonraki sezonların iskeletini oluşturacak ve sonraki sezonlarda da az ama öz transferlerle sistem yürüyecekti. Ertesi sezon da alınan bir Kewell, Baros, Meira gibi isimler bu tezi doğruluyordu. Lakin böyle olmadı. Bir uzay mekiğinin tek tek kapsüllerini bırakması gibi, önce Meira sonra Linderoth  derken Lincoln, Volkan, Ümit, Song  ve son olarak Nonda'ya kadar geldi iş ve kadro iki sene içinde yine büyük bir değişime maruz kaldı. Tam bu sene her şey yerine oturdu, kaliteli yerlilerin yanına kaliteli yabancılar alındı, alternatiflerimiz bile kaliteli oldu derken yine tüm kadro istikrarı planlarımız alt üst oldu diyebiliriz...
Takıma şöyle bir gözatttığımızda bunu öngörmek oldukça kolay...  Keza sezon sonunda ayrılması neredeyse kesin olan Mehmet Topal, Servet Çetin, Leo Franco, Emre Aşık isimlerini biliyoruz... Ayrılma ihtimalleri yüksek olan Arda Turan ve Harry Kewell var... Transfer dedikodularına fazlasıyla ismi karışan Barış Özbek ve Sabri Sarıoğlu ise transfer isteyen diğer isimler. Bunların dışında performanları nedeniyle yolların ayrılması gündeme gelebilecek isimler de olabilir,  Ayhan gibi mesela... Bu da Galatasaray'ın bu seneki ideal 11'inden 5-6 isimin takımdan ayrılması demek kabaca... Yani yine hareketli bir transfer dönemi bizleri bekliyor. Ama bu defa durum biraz daha farklı. Çünkü ayrılacak isimlere baktığımızda bu sene ihtiyaç duyulacak transferler kaliteli yerli oyuncular olacak. Yani geçen iki sezonda bizi yabancı flaş transferlere fazlasıyla alıştıran yönetim bu sene  bu flaş isimleri yerlilerden bulacak gibi görünüyor. Bulmak zorunda da yabancı kontenjanından ötürü.
Bu isimler kimler olabilir diye kafa yorarsak çok seçenek çıkarabiliriz ama  ne kadar makul bilemiyorum. Lakin Mehmet Topuz'a 9 milyon avro İsmail Köybaşı'ya 6 milyon avro Sercan'a 12 milyon avro isteyen bir yerli pazar var... Ama gidenlerin yerine kimler alınabilir derseniz ben kabaca şöyle bir liste yaptım, keza daha sonra yazı dizisi şekline de çevirmeyi düşünüyorum bunu, ama önce bir bu sezon bitsin, seneye nerede olacağımız belli olsun da...

Leo Franco > Aykut. Yine güvenemezlerse Sinan Bolat.
Servet ve Emre Aşık> Mümkünse yabancı. Olmazsa Gökhan Zan, Ali Turan, Emre Güngör gibi isimlerin yanına Eren Güngör. Serdar Taşçı da olabilir..
Arda Turan > Volkan Şen. İyi bir alternatif olarak da Ozan İpek...
Mehmet Topal ve Ayhan> Hamit, Gökhan İnler ya da Nuri Şahin.

ps. : 100. yazı oldu bu, mutlu oldum be :))

Hakemler ve Penaltı #2

| 19.4.10

Bir penaltı kaç kere tekrar edilir?


 

Hakemler ve Penaltı #1 En Net Penaltı Pozisyonu !!

|
Böylesi de varmış...


30.Hafta Maç Panorama || Manisaspor 1-2 Galatasaray

|

Stadyum: 19 Mayıs
Tarih: 17 Nisan 2010 Cumartesi / 19:00
Hakemler: Abdullah Yılmaz; Erhan Sönmez, Ali Saygın Ögel 4. Hakem: Nihat Akman

GalatasarayAykut, Sabri (Dk.81 Emre Güngör), Neil, Hakan Balta, Caner, Mehmet, Elano, Keita, Arda (Dk. 67 Mustafa Sarp), Giovani, Baros

Yedekler
Leo Franco, Emre Güngör, Uğur, Ayhan, Jo, Servet

Manisaspor
İlker, Şener (Dk. 46 Momha) , Hüseyin, Burak, Eren, Mehmet Güven (Dk. 59 Ergin Keleş), Mehmet Nas (Dk.87 Gabriel), Güven, Nizamettin, Simpson, Isaac

Goller

  • Dk.21 Keita (Galatasaray)
  • Dk 64 Baros (Galatasaray)
  • Dk.74 Mehmet Topal k.k (Manisaspor)


Sarı Kartlar
  • Dk. 21 Hüseyin (Manisaspor)
  • Dk. 41 Baros (Galatasaray)
  • Dk. 82 Giovani (Galatasaray)   

Maçın Adamı : Galatasaray ve Milan Baros

O kadar ahım şahım bir futbol olmasa da sahada; en azından birkaç hafta önce hayal kırıklığı yaratan takım gitmiş, onu gördük bu maçta...




Maçın İlginç Anı : Isaac'in pozisyonu

 Maçın 45. dk'sında durum 1-0 iken hakemin es geçtiği bu gol Manisaspor adına büyük talihsizlik oldu. Maçın sonucu değişir miydi bilemem ama seyri değişirdi orası malum...


Maçın Hayal Kırıklığı : Sabri Sarıoğlu
Sabri bu maçta bu sezonki ortalamasının çok altında oynadı. Gereksiz pas hataları yaptı, keza yenilen golün başlangıcı da yine bir Sabri hatasıdır...


Maçın Hareketi : 2. GOL
Hazırlanış bakımından harika bir gol oldu. Aykut'a dönülen bir top,
arkasından topu alan Caner hemen Arda'nın koşuyoluna bırakıyor
ve Arda da harika bir hareketle topu Baros'un önüne bırakıyor...
Ee tabi Baros önsezisi ve fırlayışı da bir başka güzel... 


Galatasaray Oyuncu Değerlendirmesi :
  •  1# Aykut :7
  • 55# Sabri :6
  • 76# Caner :7
  • 12# Neill :7
  • 88# Hakan :7
  • 14# Mehmet: 7
  • 30# Dos Santos :7
  • 11# Keita :8
  • 2# Emre Güngör : 5
  • 18# Sarp :6
  • 17# Arda:7
  •  9# Elano:6
  • 15# Baros 9 ***

Bir Sonraki Maç :

# Galatasaray - Bursaspor  25.04.2010 19:00

Neredesin Harry?

| 16.4.10
Ha bugün ha yarın dedik, bir türlü takımla çalışamadın Harry?









 
24. Hafta dedik heyecanla bekledik, 30 oldu hala yoksun Harry?







Hadi sakatsın anladık Harry, ama 4 maç cezası olan Barış 'ın, 3 tane kalecinin olduğu kafilede sen niye yoksun Harry?
















Neredesin Harry ?


Neredesin? 

Yoksa...?!

Günün Karikatürü #14 || Ayı Savunma Dilekçesi

| 15.4.10
Selçuk Erdem...

Gerard mı Gidecek? Yok Artık...

|
Steven Gerard... Her transfer döneminde müthiş rakamlarla müthiş söylentiler döner adı üstünde haklı olarak. Kim istemez ki Gerard gibi bir futbolcuyu. Tek başına adeta takım gibi oynayan gerçek bir futbolcu, gerçek bir lider...

Bu sezon sonu için de transfer dedikoduları ayyuka çıkmaya başladı . Her transfer dönemi olduğu gibi Chelsea, Real Madrid, Manchester City isimleri dönüyor ama en ısrarcı kulüp Inter gibi görünüyor. Keza Mourinho'nun Chelsea'deyken de fazlasıyla peşinden koştuğu Gerard'ı ne kadar istediğini bilmeyen yoktur. Hatta Liverpool'un hiçbir teklifi kabul etmemesinden sonra 'yasaklı meyve' tabirini kullanıp gündem yaratmıştı yine bay karizmatik.

Liverpool'un alt yapısında yetişip 97'den bu yana A takımında oynayan Gerard'ın diğer adı Liverpool oldu dersek yalan olmaz herhalde. Liverpool çok büyük bir kulüp ama biri bana Liverpool dediğinde aklıma ilk gelen şey Steven Gerard oluyor... Ee bu da Gerard bu takımın her şeyi demek oluyor bir nevi. Bundan da neden hiçbir teklifin kabul edilmediğini anlamlandırabiliyoruz. Ama bu sezon sonu için işler daha farklı bir boyutta. Çünkü borcu 500 milyon Euro sınrına yaklaşan Liverpool'un Amerikalı sahipleri Tom Hicks ve George Gillett takımı satmaktan vazgeçerlerse Gerard'ı satacaklar gibi görünüyor. Keza bu oyuncunun bonservisinden gelecek para kısa vadede takımı oldukça rahatlatacaktır.

Bu olaya maddi yönden bakarsak fevkalede ama diğer boyutlarda tam bir fiyasko olur gerçekleşirse. Zaten Benitez'in akıl almaz transfer politikaları yüzünden son beş sezonda iki kere Şampiyonlar Ligi finali oynamış bir takımın bu halde olması inanılır gibi değil, bir de Gerard gibi takımın sembol oyuncusu satılırsa kulübü Benitez'e satsınlar derim o zaman. Olacak şey değil yahu. Gerard olmazsa Liverpool'un Tottenham'dan Manchester City'den ne farkı kalacak? Ben Gerard'ı sadece kırmızı forma altında görmek istiyorum ve mümkünse Anfield Road'ta...

Şimdilik burada noktalayalım, Gerard - Liverpool ilişkisini başka bir yazıda daha ayrıntılı dile getirmek istedim şuan :) Hele ortada dönen bu hafta içinde Liverpool'un satışa çıkacağı laflarının ekıbeti bir belli olsun da..

Hani Benim Külahım?

| 13.4.10

''Ertuğrul iyi bir arkadaşım, onun için Bursaspor şampiyon olsun istiyorum. Lig çok çekişmeli geçiyor. Şu an zirvede yer alan Bursaspor daha avantajlı. Fikstür avantajıvar ve oynanmadan 3 puan alacağı bir maç var. O nedenle avantajlı olarak görüyorum. Her şey bitti derken Galatasaray tekrar şampiyonluk yarışı içine girdi. Beşiktaş'ın da kötü gitmesine rağmen hala şansı var. Bir de Fenerbahçe var, iyi futbol oynuyor. Derbiyi kazanırlarsa şampiyonluk yarışında çok büyük bir artıyı hanelerine yazdırmış olurlar...''

Öncelikle Hakan Şükür'ü gerçekten çok severim. Hem futbolculuğuyla hem duruşuyla hem de bu takımın en iyi günlerindeki rolüyle çok önemli bir yeri vardı hepimizde olduğu gibi bende de. Ee kolay değil Kral olmak... Ama olay artık farklı boyutlara ulaşıyor. Velhasıl kelam babasının kulübü olan Galatasaray'da 2020'li yıllara kadar top oynamak isteyip bunu da kabul ettiremeyince bir düşmanlık bir kin duygusu  bastırdı ki ve üstüne Galatasaray demiyeyim de yönetim düşmanlığı başladı kendisinde. Neden? Çünkü 36 yaşında bile yedek kalınca surat yapan, takım içinde abilik yapıp çok iyi işler yaptığı kadar kendi içinde duyduğu huzursuzluğu takıma da bulaştırabilen nam-ı değer Kral'ımız vafasızlığa uğramıştı. Bu vefa konusunu seçim döneminde yazmıştım(burada). Orada da belirttiğim gibi bu bizim eski futbolcularımızın, eski kahramanlarımızın bu takıntıları adeta beni benden alıyor. İşte yukarıda da görüldüğü üzere Hakan Şükür'den bomba bir görüş daha. Ertuğrul Sağlam çok iyi arkadaşım Bursa şampiyon olsun. Yok ya? Çocuk dilinde buna 'pışııık' derler, 'onu benim külahıma anlat' derler. Benim hayattaki en yakın arkadaşlarım hep Fenerbahçeliydi  ve ben hiç zaman Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istediğimi hatırlamıyorum. Hani bunu temiz duygularla söylediğine inansam yine bir şey demeyeceğim de bugüne kadar ki konuşmaları, söylevleri amacını o kadar net ortaya koyuyor ki.
Yapma be Kral. Biz sizi sevdik, hep ayrı yerlere koyduk, koruyun be oraları, soğutmayın kendinizden. Tanju gibi Hakan Ünsal gibi olmasın...

Günün Karikatürü #12 || Gerçek Aşk!

| 12.4.10

29. Hafta Maç Panorama || Galatasaray 4-1 Diyarbakırspor

|


Stadyum: Ali Sami Yen
Tarih: 11 Nisan 2010 Pazar / 19:00
Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu, Baki Tuncay Akkın, Mehmet Metin 4. Hakem: Çağatay Şahan
Cezalılar: Barış Özbek
TV: Digiturk (Lig TV)

Galatasaray
Aykut, Sabri, Neill, Hakan Balta, Caner, Arda (Dk.60 Emre Çolak), Elano (Dk.73 Ayhan Akman), Mehmet Topal, Giovani, Keita, Baros (Dk.76 Jo)

Yedekler
Leo Franco, Uğur Uçar, Mustafa Sarp, Ayhan, Jo, Emre Çolak, Servet

Diyarbakırspor
Metin, Musa (Dk.69 Abdullah), Burak, Martinovic (Dk.42 Adnan), Celalettin, Goran, Barış, Tjikuzu, Erhan (Dk.32 Diallo), Bebe, Erdal




Kart Raporu

Sarı Kartlar

  • Dk.31 Elano
  • Dk.44 Caner (Galatasaray)

Goller
  • Dk.17 Baros
  • Dk 27 Baros
  • Dk 51 Baros
  • Dk. 50 Neill (Galatasaray)
  • Dk.72 Bebbe (Diyarbakırspor)

Maçın Adamı : Milan Baros




Forvetimiz var dedik bu akşam, gerçek bir forvet! Hatta son yıllarda hiç olmadığı kadar yetenekli, yürekli ve yırtıcı bir forvet. Bu adam bu takımda fark yaratıyor. İyi ki varsın Baros!



Maçın Kötü Anı : Yeni Beste'nin söylenmesi.

Jo'nun parti olayları gerçek olabilir belki ona gösterilecek tepkilere pek lafım yok. Daha doğrusu parti yapmasına denecek bir şey olamaz da, belki Fenerbahçe maçından sonra yapılması sinirleri taşırmıştır , diyorum ya onu anlayabilirim. Fakat bu bestenin dokunduğu diğer taraf ise acı verici. Kimse Galatasaray kaptanına sevgilisine ve arkadaşlarına sinema kapattırdı diye laf söyleyemez... Arda Turan bugün  sahada takımı adına en çok canla başla mücadele eden isimlerin başında gelir kanımca. Ayrıca sinema kapattırmış kime ne! Gelip sizin yanınız da mı izleyecek, hadi onu geçtim rahat bırakacak mısınız bu adam sevgilisiyle bir filmi doğru düzgün izlesin...? Ayıp harbiden ayıp. Ama Arda'yı küstürerek nasıl bir hata yapıldığının farkına er geç varacaksınız...


Maçın Hayal Kırıklığı : Tribünler...
Blogda dün de yazmıştım tribün konusunu, o yüzden fazla söylenecek bir şey yok bugün için...


Maçın En İlginç Anı :
 Benim için maçın en ilginç anı ilk 11'i gördüğüm andı. İşte takım bu işte kadro bu , işte gerçek Galatasaray bu dedim kendi kendime. Zaten başka ne olacaktı ki? Dört tane düz ortasahayla Anadolu takımları gibi 1 puan için oynamayacağız herhalde!!!


Galatasaray Oyuncu Değerlendirmesi :
  •  1# Aykut :7
  • 55# Sabri :6
  • 76# Caner :6
  • 12# Neill :7
  • 88# Hakan :6
  • 14# Mehmet: 7
  • 30# Dos Santos :7
  • 11# Keita :8
  • 32# Joao Alves :6
  • 18# Ayhan : 5
  • 17# Arda: 5
  •  9# Elano: 6
  • 15# Baros 10 ***

Bir Sonraki Maç :

# Manisaspor - Galatasaray  17.04.2010 19:00

Yazık...

|
Bugün Ali Sami Yen'de yaşananları utanç verici diye deklare etsem abartmış olmam herhalde.  Hoş; bu takımın bir tepkiye bir protestoya maruz kalması garipsenecek bir durum değil, gerekliydi belki bir ölçüde fakat iş terbiye boyutunu aşınca durum da değişti. Mabette,  Ali Sami Yen'de Galatasaray'ı deplasmanda olmaktan beter etmek kimsenin haddi olmamalı. Galatasaray'ın kaptanı; sevgilisine değil sinemayı, hollywood'u bile kapattırabilir. Bu lüksü vardır. Yeter ki sahada ruhuyla oynasın. Arda da bu takımda bu ruhu yansıtan yegane futbolcu belki de. Kötü oynayabilir, hata yapabilir ama asla ruhunu kaybetmez.... Diyecek birşey yok ki , sezon sonu git Arda, bu ülkede bazı şeyler hiç düzelemeyecek galiba...

Tabi tepkiler sadece Arda'ya değildi. İlk önce 5 dk'lık sesizlik eylemi gerçekleştirildi ki ben bunda bir sakınca görmedim. Sonra olanlar asıl rahatsız ediciydi. Söylenen o gereksiz tezahürat, futbolcu yuhlamaları, rakibin golünü alkışlayıp kendi gölünü görmezden gelme vs... Açıkcası belki de hayatımda ilk defa bir maçı bu kadar izlemek istemedim!

Galatasaray taraftarı, daha doğrusu bir kesim Galatasaray taraftarı haklı bir protestoyu eline yüzüne bulaştırmakla kalmamış, açık ve gizli düşmanların oyuna gelmiştir. Yazık. Sadece yazık!

Dinime Küfreden Müslüman Olsa !

| 10.4.10
Faruk Aydemir... Kayseri'de ne olmuş ne bitmiş, herşeyi ulusal medyaya ulaştıran kişi. Kulüp yönetimi dahil her kesimle irtibatta olan iyi bir gazeteci. Son haberi ise bir hayli ilginç. En azından Galatasaraylılar için.


Evet doğruluğu kesin olan bir haber değil elbet ama olmayan birşey de birden bire ayyuka çıkmış olamaz herhalde. Bu haberden anladığımız kadarıyla Kayserispor yönetimi BOSMAN Kuralından yararlanarak Kasımpaşa'lı Moritz'i renklerine bağlamış. Bunda bir sorun ya da herhangi bir illegal durum var mı? Yok tabi ki de. Ama benim kafama takılan bir şey var! Ey Kayserispor yönetimi; ey istikrarından, atılımlarından, yatırımlarından büyük zevk aldığım, iyi birşeyler yapmaya çalışan nadide kulübün yöneticileri; yahu daha 3 ay önce sizin oyuncunuz şimdi sizin uyguladığınız yöntemle Galatasaray'la anlaşınca Galatasaray'a ateş püsküren, her kesiminden seviyeli seviyesiz yorumlar yapan, konuyu olduk olmadık yerlere çekip meseleyi şeref namus meselesi haline getiren siz değil miydiniz? Ee bu yaptığınız ne şimdi? Hani biz haysiyetsizdik şimdi siz ne oldunuz? Yoksa aklınız başınıza geldi de olayın meşruluğuna varıp, ağacı taşlayacağınıza meyvesini yemeye mi karar verdiniz? Aslında bunların hiçbiri umrumda değil. Tek beklentim şu ki: Eğer bu olay resmiliğe kavuşursa, Moritz'in imza töreninde Süleyman Hurma, Mehmet Özhaseki ve Recep Mamur çıkıp Galatasaray'dan özür dilemeli, başka yolu yok!

28. Hafta Maç Panorama || Sivasspor 1-1 Galatasaray

| 9.4.10





Stadyum: Sivas 4 Eylül
Tarih: 5 Nisan 2010 Pazartesi / 20:00
Hakemler: Halis Özkahya; Cem Satman, İsmail Köse 4. Hakem: Mürvet Sezer
Cezalılar: Caner Erkin, Milan Baros (Galatasaray)
TV: Digiturk (Lig TV)



Galatasaray: Aykut, Sabri, Servet, Lucas Neill, Hakan, Mustafa Sarp, Mehmet Topal, Ayhan, Dos Santos, Barış, Keita

Sivasspor: Akın, Abdurrahman, Yasin, Sedat, Hayrettin (Dk.53 Faruk), Kadir, Musa, Cihan, Keita (Dk.75 Agbetu), Erman (Dk.46 Kamanan), Mehmet Yıldız

Goller
  • Dk.90 Mehmet Yıldız (Sivasspor)
  • Dk.16 Barış Özbek (Galatasaray)
Kart Raporu

Sarı Kart

  • Dk.19 Sedat
  • Dk.29 Murat Sözgelmez
  • Dk.72 Keita
  • Dk.90 Yasin
  • Dk.64 Neill (Galatasaray)
Maçın Adamı : Aykut Erçetin


Bu takımda 1. kaleci olması gerektiğini birkez daha ispatladı. Leo Franco'ya sabretmektense Aykut'a sabretmek daha mantıklı değil mi zaten...?


Maçın Kötü Anı : Barış'ın tekmesi


Sebebi her ne olursa olsun bir futbolcunun; ekmeğini bu işten kazanan bir insanın canına, sağlığına sallanan bir tekmeyi görmezden gelmek mümkün değil. Yazıklar olsun Barış Özbek, o adamın ayağı kırılsa daha mı iyi olacaktı, daha mutlu mu ayrılacaktın o stattan? Sen sahada kazanamıyorsun diye tekmeyi başkalarına mı atacaksın, bu mu Galatasaraylılık?



Maçın Hayal Kırıklığı : Yine Galatasaray!

Bu hafta sadece 2 puan değil , tüm umutlarımızı kaybettik ve  sadece şampiyonluğu değil Şampiyonlar Ligi müziğini de özlemeye devam edeceğiz gibi...




Maçın En İlginç Anı : Bir An Değil ki !



Maça dört defansif ortasahayla başlayan Galatasaray ; büyük takım havası değil daha çok anadolu takımı havası veriyordu. Hele ki golübulduktan sonra inanılmaz bir şekilde skoru koruma içgüdüsü duyup geri yaslanması ve ligin en kırılgan futbolunu oynayan Sivasspor'dan peşi sıra ataklar yemesi katlanılmazdı gerçekten...


Galatasaray Oyuncu Değerlendirmesi :


  •  1# Aykut :7
  • 55# Sabri :6
  • 76# Servet 5
  • 12# Neill :6
  • 88# Hakan :5
  • 14# Mehmet: 5
  • 30# Dos Santos :6
  • 11# Keita : 5
  • 32# Joao Alves :5
  • 18# Ayhan : 5
  • 17# Mustafa: 5
  •  8# Barış: 5
  •  9# Elano: 4

Bir Sonraki Maç :

# Galatasaray - Diyarbakırspor

Kalmalı mı? || Joao Alves

| 4.4.10


Daha iki sezon önce bonsevisine 24 M Euro verilen bir oyuncu Jo. Geleceğin süper Brezilyalılarından biri olarak gösterilen bir oyuncuydu... Sonrasında ne olmuş olursa olsun, onu Cska'da izlemiş olan herkes, transfer haberini ilk duyduğunda fazlasıyla mutlu olmuştu, aynen benim gibi.


Joao Alves Da Assis Silva'nın bugüne kadar ki sürecine kısaca bir bakmak gerekirse; ilk dikkati çeken şey, 18 yaşında 5 M Euro'ya Corinthias'tan Cska'ya transferi. Sonrasında ise vatandaşı Vagner Love ile yakaladıkları uyum, attığı harika goller(53 maç/30 gol) ve sonrasında da 2008 yazında 24 M Euro'ya Manchester City'e transferi gerçekleşiyor.. Herşey buraya kadar harika. Bundan sonrasıysa biraz buruk kendisi için keza ilk sezonunda  yararlı olamayınca devre arasında Everton'a kiralandı tıpkı bir sonraki sezon başında olacağı gibi.. Everton'da zaman zaman faydalı olsa da en son hocasıyla yaşadığı sorun Everton macerasının da sonu oldu. Manchester City'de forma bulmak için ikinci yarının başlamasını beklerken bir anda Galatasaray'ın teklifi geldi ve hem kulüp hem de Jo adına iyi bir seçenek oldu bu. Sonuçta olarak da şuan takımımızda...


İlk geldiği günlerde olumlu bakanların dışında olumsuz bakanlar çoğunluktaydı. Sebebi ise Avrupa'da oynayamayışıydı haklı olarak... Forvet oynatamadığı dönemde ne kadar zorluk çektiğini bildiğimiz takımımızın en büyük ihtiyacı bir forvetti ve transfer edilecek forvet Avrupa gibi bir hedefte bize çok yardımcı olmalıydı. Yönetim ve teknik heyet bu riski aldı ama başarısız oldular sonuç itibariyle. Şuan tüm hedeflerden uzaklaşmış
durumdayız... Beklentileri; forvetsiz olarak sadece Atletico maçlarına çıkıp onda da bir şekilde turu geçip Milan Baros'la Avrupa'da yola devam etmekti fakat değil forvetsiz oynanan maçlar, forvetle çıkılan maçlarda da bir başarısızlık ortaya çıkınca, transferlerin de bir anlamı kalmadı. Aslında takım Atletico maçında tur atlamayı hakedecek oyunu ortaya koymadı desek yalan olur ama sonuçta kimse bize siz hakettiniz buyrun geçin demeyecekti, çok gol atan geçecekti turu... Elde kalan tek şey Süperlig ama onda da ipin uzağındayız. Hele ki dün Bursa'nın kazanmasıyla o ip bir kaçyüz metre daha uzaklaştı. Tabi bu kötü gidişi önceden de konuştuğumuz gibi tüm takıma bağlıyorum ben, transferlerin başarısızlığına ya da Nonda'nın gönderilmesine değil... Takımın fiziksel ve mental gücü yetmedi ki transferler fayda sağlasın. Sezon başındaki süper formda dönemi geçtim hadi, ilk devrenin ortalarındaki formda 3-4 isim de kaybolunca sonuç böyle olacaktı elbet... Ee hal böyle olunca da Jo'nun yerine Messi'yi getirsek ne fayda bekleyelim ki...

Jo'nun Süperlig'de 8 maç 3 gol 3 asist gibi bir performansı var. Bu sekiz maçın üçünde de mağluptu takım zaten... Hani Jo atsaydı böyle olmazdı denilecek bir maç da hatırlamıyorken Jo'ya başarısız transfer demek yanlış geliyor bana. Kaldı ki sahadaki mücadelesinden memnunum ben. Hatta ''sadece Jo koşuyor ne bu ya?'' dediğim maçlar bile oldu.


Kalsın mı gitsin mi sorusuna cevabım : Kalsın derim ama... Ama gerçekleşmesi zor bir ihtimal bu, çünkü iki sene önce bonservisine 24 M Euro verilen bir oyuncuyu minimum 12-13 M Euro'ya alabilirsiniz ve bu parayı yönetimin vereceğini pek sanmıyorum, kaldı ki transfer bütçemiz bile o kadar değildir. Verilsin mi derseniz , hayır derim tabi ki. Çünkü ben forvette Özgürcan'ı da oynatırım gerekirse ama o parayla  4-3-3 oynayabilen sağlam bir ortasaha alırım forvet yerine, keza makul olan o. Açıkcası beklentim de o. Yoksa hız, pas, teknik, fizik, yer tutma, pres, şut, asist  vs vs  hepsi mevcut Jo'da. Tabi iyi bir takımda iyi bir Jo'da...

Doğum Yeri : Sao Paulo, Brezilya
Doğum Tarihi : 20 Mart 1987
Uyruk : - Brezilya
Menajer :
Giuliano Bertolucci
Sözleşme         : Galatasaray 31.05.2010

Sercan'a 1 Nisan Şakası !

| 3.4.10
Bursaspor Tv muhabiri, Sercan Yıldırım'ı resmen keklemiş, görülmeye değer diye düşündüm  :) Sercan'ın yorumlar ve sonunda verdiği tepki harika gerçekten !! =),

Kalmalı mı? || Geovani Dos Santos

| 1.4.10
Bir zamanlar 'geleceğin Ronaldinho'su' denilen bir yıldız, Dos Santos... Barcelona'da birden bire kıvılcım gibi parlayan bebek yüzlü esmer şeker:) Ayağına topu yapıtırıp toptan hızlı koşabilen biriydi gözümde kendisi :)

Transfer haberleri ilk çıktığında -her ne kadar düşüşte de olsa- çoğumuz için harika bir ihtimaldi, kaldı ki içimizde buna olanak vermeyenler bile oluyordu. Ama bir de baktık ki Atatürk Havalimanında Geovani sesleri yükseliyor, işte o zaman anladık kimi aldığımızı... Şöyle bir hatırlamak gerekirse; Meksika doğumlu olan Geovani 2002 yılında Barcelona altyapısına katılır. Orada top koştururken 2005 Fifa U17'de bir anda yıldızı parlar ve Anderson'un ardından en iyi 2. oyuncu seçilir. Sonrasında 2007 Fifa U20'de Adidas Bronze Ball ödülünü alır. Daha sonra ise Barcelona A takım kadrosuna şimdiki hocamız Rijkaard tarafından dahil edilir ve 18 yaşında La Liga tecrübesi yaşar bir sonraki sezon ise 8 M Euro'ya  Tottenham'a transfer olur. Barcelona'nın neden böyle birşey yaptığı hala mechuldur. Sonrasında ise bir türlü beklenen performansa ulasamayan bir Geovani görüyoruz kulüp takımlarında. Milli takımda ise farklı bir durum var. 2009 CONCACAF şampiyonu Meksika'nın başrolünde o vardır ve turnuvanın en değerli oyuncusu (MVP) seçilir... Şimdi de Ali Sami Yen çimlerinde koşturuyor bebek yüzlü Meksikalı...

Yukarıdakileri okuyunca insanın aklına ilk şu soru geliyor: Bu adam neden milli takımda bu kadar başarılı her daim? İşte buna vereceğim cevap; kalıp kalmaması konusundaki kanaatimin dayanağı olacak...

Geovani takıma katıldığından bu yana iki ay geçti. İstatistiklere bakarsak; 8 lig, 2 kupa, 2 de Avrupa Ligi maçına çıkmış ve 2 asistlik bir performansı var. Ee buna bakarak; bu adam pek birşey katmamış bu takıma, demek de olanaksız değil. Bunun da sonucu olarak şimdiden eleştirenler, sezon sonu gitsin diyenler de azımsanmayacak kadar çok. Peki ama biz ne bekledik Dos Santos'tan? Yönetim ne bekledi? Rijkaard ne bekledi? Önce bunun cevabını düşünmek gerekiyor. Bahsettiğimiz kişi yirmi yaşında bir çocuk neredeyse. Biz ondan; iki günde bu ülkeye alışmasını, tüm arkadaşlarıyla kaynaşmasını, iki yıldır oynamamasına rağmen hemen kondisyon ve güç kazanmasını, sonra da her maç skora etki yapmasını beklersek işimiz iş demektir.. Yahu bize bu sezon başında deselerdi ki '' Geovani Dos Santos'u takımınıza getirelim, iki ay oynamasın birşey yapamaz, sonra alışır yavaştan oynamaya başlar ama ilk sene birşey beklemeyin.'' Ne diyeceğiz buna? 'hayır'ların çoğunlukta olduğunu pek sanmıyorum. Elbette kabul edeceğiz. Çünkü bu çocukta potansiyel değil kralı var. Belki birşey olamayacak, Martins'ler Kallon'lar gibi sönüp gidecek, ama belki de bize 30 M Euro olarak dönecek bir yatırım olacak. Ne yani, Linderoth'a verdiğimiz paranın biraz fazlasını Dos Santos'a fazla mı göreceğiz? Çok saçma olur, çok!

*Beklentilere gelirsek; transfer ilk gerçekleştiğinde bu sezonu kurtarması yönünde ya da bize Avrupa Ligi'ni kazandırması gibi bir beklenti oluşmadı bende. Daha çok bu sezon bize o kıvılcımı vermesini, yönetimin de opsiyonunda yazan - bence değerinin altında olan - miktarı  ödemesini istedim. Ribery'e hayıflanmayı bırakıp süper bir yeteneğin takımımızda olmasının haklı gururunu yaşamak tek arzum. Taraftarların da bu yönde düşünmüş olmasını umut ediyorum.

*Yönetim kanadında ise olayı; Arda'nın gidişine hazırlık olarak yorumluyorum ben. Sezon sonu olası bir Arda transferinde takımın maçı çevirecek oyuncu, taraftarın da güvenebileceği oyuncu boşluğu yaşamasını istemeyen yönetim opsiyonlu olarak kiralama yolunu seçerek kendine seçenekler yaratmaya çalışıyor bir nebze. Ama ne kadar memnunlardır ya da opsiyonu kullanmaktan yana düşünceleri nedir, hiçbir fikrim yok açıkçası. Hoş şu da var ki, Jo'yu alamayacağımıza göre alınırsa Dos Santos alınır, çünkü ekonomik olarak makul olan da o gibi...


*Rijkaard'ın ise ona ne kadar güvendiğini biliyoruz. Onu nasıl kullanacağını bildiğini ve onu ne kadar iyi
tanıdığını da biliyoruz. Bence olur da birgün gidecek olursa, Galatasaray'a en büyük hediyesini kazandırmak istemiş olabilir hoca:)

Şimdi de geldiği günden beri maçlardaki durumuna bakacak olursak eğer; her oynadığı maçta ilerleme kaydettiği aşikar. İlk geldiğinde takıma, oyunculara ve de ülkeye alışma problemi çektiği, güçsüzlüğü ve güvensizliği ne kadar kendini belli etmiş olsa da, son 2-3 maçlık performansına baktığımızda da bunların kaybolduğunu ve katkı vermeye başladığını görmemek mümkün değil. Tabi denilebilir ki: 'Beklediğin performans bu mu?diye. Hayır tabi ki de. Ama sabretmekse yapmam gereken, Leofranco-Servet ikilisine değil de Santos'a sabretmek daha mantıklı kanımca...
 Son olarak başta sorduğum sorunun cevabını vereyim. Geovanni bireysel yetenekleri çok fazla olan bir oyuncu olsa da takım oyununu iyi oynayabilen ve takımına ruhunu, mücadelesini katabilen bir oyuncu. Oynadığı takıma ve oyunculara alışırsa her geçen gün kendine olan güveni ve performansı da artacaktır. Milli takımdaki başarısının sebebi de bu olsa gerek... Bu yüzden Galatasaray'da kalmalı ve neler yapabileceğini görmeliyiz. Buna değer!

Doğum Yeri : Monterrey, Meksika
Doğum Tarihi : 11 Mayıs 1989
Uyruk : - Meksika - İspanya
Menajer :
Jorge Mendes
Sözleşme           : Galatasaray 31.05.2010 .
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion