Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)


Kalmalı mı? || Caner Erkin

| 30.3.10

Bugün en çok saygı duyulan haber kaynaklarında bazıları Caner, Jo ve Dos Santos'tan memnun kalınmadığını ve sezon sonu gönderileceğini iddia etti... Bu yüzden üçü için birer değerlendirme yazısı yazmak istedim...

Türkiyenin yetiştirdiği en önemli yeteneklerden biri, Caner Erkin... Türkiye'den yetişip bonservisine(4 M Euro) en çok para verilen futbolcular listesine henüz 18'inde girmiş büyük bir yıldız adayı. Sezon başında kiralandığını duyunca bir hayli sevinmiştim ki opsiyonunun da alınmış olması daha da arttırmıştı sevincimi. Sezona yedek başlasa da sakatlık belasına tekrar yakalanan Galatasaray'a ilaç gibi gelmişti forma giymeye başladığı Aralık ayında. Özellikle sol önde forma giydiği maçlarda dikine oynayan yapısı, çalım yeteneği, şutlardaki başarısı ve hırsı artı yönleri olarak belli etti kendini. Ama gün gittikçe takımın performansıyla paralel olarak onun da performansı düştü...Sezon sonu için 4 Milyon Euro gibi bir opsiyonu olduğu söyleniyor ve sizce buna değer mi? Sizden yorum rica edip yazıma geçeyim...

Mantıklı düşününce Rijkaard'ın 4-3-3 sistemindeki beklerin işlevinde oyun yapısı itibariyle Hakan Balta'dan daha uygun bir tercih gibi görünüyor. Ama Hakan'dan yararlanmayı tercih ediyor hoca. Bunun da sebebini tecrübe, maç istikrarı veya sağlam defansif kurgu isteği şeklinde görebiliriz... Hoş ben de formda bir Hakan'ı Caner'e değişmem. Ama sözkonusu ön taraf olunca şöyle bir dururum. Daha 2 sene önce adı Milan'la Arsenal'le geçen bir futbolcudan bahsediyoruz... Nuri Şahin'li U17 kadrosunun en önemli ikinci hatta bazılarına göre en önemli yeteneğiydi. Hızı, arzulu hırslı yapısı, top tekniği, şut tekniği, dribbling, kesme ortaları, fiziki avantajları vs vs... Bir kanat oyuncusunda aranan tüm özelliklere sahip bir yıldız görünümündeydi o turnuvada. Hoş ben bu yeteneklerine hala inanıyorum lakin şu anki performansı ya da genel anlamda gösterdiği performans hemen bir ay sonra nakit 4 Milyon ödemeye değer mi onu bilemiyorum. Ama tabi yeteneklerine ve potansiyeline bakacak olursak da 4 Milyon çok para değil orta vadade...

Cska'dayken önünde Zhirkov gibi bir adam olamsına karşın yaşına göre azımsanmayacak lig ve Avrupa maçına çıktı Caner. Keza orada olduğu 2 sene boyunca  sakatlık derdiyle az uğraşmadı değil. Ayrıca bir dönem hocası olan Zico'ya da oyundan alınınca verdiği tepki sonrası kadro dışında bulmuştu kendini. Sinirlerine pek hakim olamadığını aşikar aslında, Atletico rövanşında biz de gördük,üstelik çok da eleştirildi ama biz onun hala 21 yaşında olduğunu unutuyoruz galiba...


 Bu nedenle bu takımda kalması onun geleceği adına da çok önemli . Mental gelişimini tamamlamasında Neeskens'in, Rijkaard'ın hatta Tugay'ın katkısını çok fazla göreceğine inanıyorum...

Caner'in Aralık-Ocak aylarında özellikle Keita'sız Kewell'siz dönemde sol önde bulduğu şansı değerlendirmesi, bize kadroda böyle yetenekli bir oyuncumuzun olduğunu gösterdi. Ama daha sonra formdan düşen takımla paralel onda da bir düşme oldu. Bu yüzden pek de kızamıyorum Caner'e. Aslında genelde beğendiğim ortalarını  son zamanlarda ceza sahasına bir türlü gönderemiyor ama mazur görüyorum bunu, çünkü çoğu zaman ceza sahası içinde çoğalamayan bir takımda oynuyor. Geçen ortanın bir önemi kalmıyor yani...

Saadete gelirsek, Hakan Balta bu haftadan itibaren ilk 11'e dönecek ve Caner de kulübeye. Ama tabi iyi bir alternatif olmayı sürdürecek. Sözleşme sonuna kadar da o 4 milyonu ödemek için yönetimi ikna edebilir mi bilemiyorum. Ama benim fikrim kalması yönünde. Olası bir Arda transferinde ve yine olası bir Kewell ayrılışında sol için iyi bir isim olur..Kalmalı; 4 milyona kıyılmalı, ama takside uzun vadelerle bölünmeli o para ekonomik açıdan... Eğer öyle olmazsa bu transferin gerçekleşmesi de zor görünüyor kanımca...

Doğum Yeri : Edremit
Doğum Tarihi : 4 Ekim 1988
Uyruk : - Türkiye
Menajer :
Batur Altıparmak
Sözleşme: Galatasaray 31 Mayıs 2010 / Cska Moskova  2012
























27. Hafta Maç Panorama || Galatasaray 0-1 Fenerbahçe

| 29.3.10
 Blog yazmak, amatör bir ruhla profesyonel bir iş yapmaya benzer. Ama dün bu işin profesyonelliğini bi kenara attım ve bir maçlığına maç yazısı yazmadım, yazamadım. Son iki senede beni en çok üzen maçlar olan Hamburg ve Atletico Madrid eşleşmelerinin ikinci maçlarında bile bu kadar üzüldüğümü sanmıyorum. İnanın parmaklar işlemedi. Söylenecek o kadar şey vardı ki, dökemedim şuraya, yazıp yazıp sildim sadece...
Bugün yazayım dedim ama birçok arkadaş öyle güzel anlatmış ki bir de ben yazıp daha da üzülmek istemedim, unutmaya çalışıyorum... Ama en azından maçın iyisini, kötüsünü yazayım dedim her hafta olduğu gibi, panoramasını..


Stadyum: Ali Sami Yen
Tarih: 28 Mart 2010 Pazar / 19.00
Hakemler: Cüneyt Çakır,  Bahattin Duran, Aleks Taşçıoğlu 4. Hakem: Süleyman Abay
TV: Digiturk (Lig TV)



Galatasaray: Leo Franco, Sabri, Servet, Lucas Neill, Caner, Mustafa Sarp, Mehmet Topal, Keita, Dos Santos, Elano, Jo


Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bilica, Lugano, Andre Santos, Vederson, Özer, Selçuk, Mehmet Topuz, Alex, Güiza

Goller
  • Selçuk / Dk.69 (Fenerbahçe)
Kart Raporu

Sarı Kart
  • Mehmet Topal 
  • Caner Baros 
  • Volkan
  • Mehmet Topuz 
Maçın Adamı : Selçuk Şahin(!)


Selçuk geçen sene bu takımda kaldıysa Galatasaray'a attığı gol sayesindedir. Dün de golünü atarak seneye takımdaki yerini sağlamlaştırdı...





Maçın Terbiyesizi : Volkan Demirel'in  Terbiyesizliği

Fenerbahçe adına takımının en iyi isimlerinden olan Volkan Demirel, alkışlanarak çıktığı Ali Sami Yen'de topu poposuyla kontrol ederek kendisine edilen tüm küfürleri haklı çıkardı. Ama tabi popo tekniği fevkalede beyimizin ona laf yok. Sözkonusu organlar el ve ayaklar olunca öyle olmuyor tabi, onu birazdan bir yazıyla anlatmak istiyorum...!



Maçın Hayal Kırıklığı : Galatasaray!

Ne umutlarla başladık maça, ne dualar ettik, ne hayaller kurduk zafer sonrası için... Ama olmadı, sahada ruhunu kaybetmiş, büyüklüğünü bilmeyen bir takım vardı sanki. Söylenecek pek laf yok sanırım...




Maçın En İlginç Anı : Gol !


Selçuk topa kötü vurdu dersem yalan tamam da senin halin ne olacak be Leo? Elli tane maça çıktın, birini çevir be kardeşim! Birinde de '' bak kaleci onu tutmasa kötü biterdi bu maç'' dedirt bize! 


Galatasaray Oyuncu Değerlendirmesi :


  • 25# Leo Franco :1
  • 55# Sabri :7
  • 76# Servet 5
  • 12# Neill :7
  • 88# Caner :6
  • 14# Mehmet 5
  • 15# Baros :5
  • 30# Dos Santos :7
  • 11# Keita : 5
  • 32# Joao Alves :6
  • 9# Elano : 5
  • 17# Mustafa: 5
  • 10#Arda Turan 5

Bir Sonraki Maçlar :

# Sivasspor - Galatasaray
# Fenerbahçe - Kayserispor

Ruhunuzla Oynayın!

| 28.3.10

 ...çünkü Galatasaray Türkiye'dir!

'Kırmızı'ya Koşanlara Teşekkürler...

|
Futbol demek taraf olmaktır. Dolayısıyla bu seçimlerde de Galatasaray kazansın gibi klişelerden ziyade tarafımı belli etmek istedim hep yazılarda. Adnan Polat'ın bu seçimi kazanması olası bir Fenerbahçe galibiyetinden bile daha önemli olabilirdi gözümde ki bunu blogda da belirtmiştim.Yazılarda da okuduysanız temkinli davrandım hep. Keza bugün ortaya çıkan sonucu tahmin ediyordum çoğunluğun aksine...Medya ve blog yazarlarının birçoğu fark beklemekte haksız değillerdi fakat Adnan Öztürk'ün liseli tarafın desteğini arkasına alması ve listesine güçlü isimleri dahil etmesi bunu açıkca ortaya koyuyordu oylama başlamadan önce... Öncelikle birçoğumuzun ortak bir dile getirişi var; bitsin bu liseli-alaylı ayrımı diye. Sahiden de bu ayrım çok katmerli sorunlar çıkartabiliyor kulübün başına. Elbette Galatasaray Lisesi bu kulübün ayrılmaz ve kesinlikle gözardı edilemez bir parçasıdır ama bunu takıntı haline getirmek sadece zarar getiriyor kulübe.. Birinin Galatasaray'da başkanlık yapabilmesi için kendisinin liseli olması ya da yönetiminin çoğunluğunu liselilerden oluşturması gerekmez.. Hali hazırda bu işi belki de liselilerden çok daha fazla iyi yapacak isimler var camiada. Artık bu ayrıma bir son vermesi ve önyargılarını yıkması gerekiyor Liseli tarafın...

Seçime gelirsek Adnan Polat bilindiği üzere altıyüz küsür farkla birinci oldu. Ama bu fark ne onu ne de destekçilerini tatmin etmiş olmalı.(Bunu yazıyı yazarken başkanın bu yönde bir açıklamasını gördüm) Çünkü diğer tarafta Adnan Öztürk oyların %43'lük bir kısmını toplayarak aslında ne kadar ciddi bir rakip olduğunu ona şans tanımayanlara gösterdi... Ama yine de ben bu oyların Adnan Öztürk'e ya da projelerine gittiğini değil de, Adnan Polat'a karşı olanların bir tepkisi olduğunu düşünüyorum. Zaten gün içinde de yazmıştım eski futbolcularımızın bile zihniyetlerinin nerede olduğunu...

Polat'ın oylarının düşmesindeki bir diğer etken Yiğit Şardan ve Adnan Sezgin olarak görülebilir... Keza basketbol skandalının patlak vermesinden sonra suçu olmamasına rağmen onurluca istifa eden Şardan'a karşı olanlar çoğunluktaydı. Adnan Sezgin ise ayrı bir konu. Bence o da önemli işlere imza atıyor(Lincoln'den para kazanmak gibi) ama birçok kimseye sempatik gelmediği için tepki alıyor belki de...

Diğer bir etkense iki senede sportif anlamda pek bir başarı yakalanamaması olabilir. Ama Adnan Polat'ın kurduğu kadro getirdiği teknik direktöre bakıp sabretmemek aptallık olur... Çünkü hepimiz biliyoruz ki istikrarın olduğu yerde başarı gelecek ve elimizdeki iyi hamurun bir tek istikrara ve sabıra ihtiyacı var...

Son olarak da ekonomik başarıların oyların düşmesine etken olarak görüyorum ben... Çünkü camiada böyle düşünen insanlar da var. Rakamlarla spekülasyonlar yapıp insanları yanıltan, kendi başarısızlıklarını başarı gibi göstermeye çalışanlar var. Bilhassa Faruk Süren gibi...

Sonuç olarak rakamları olmasa da sonucu bizi sevindiren bir seçim oldu. Polat'a oy veren herkese teşekkür ediyorum kendi adıma. Umarım başarı dolu bir 2 yıl bizi bekliyordur. Nice güzel günlere, nice zaferlere, sevinçlere...(lafı geçmişken; iki yıl dedim ama mayısta değişecek tüzükle bu süre üç olacak diye duydum,sevindim.)

Resmi rakamları da verelim, tam olsun...

GENEL TOPLAM
SARI 2.290(Adnan Öztürk)
KIRMIZI 2.944(Adnan Polat)
BEYAZ LİSTE 133
İPTAL 35

TOPLAM SAYILAN OY
5.234

% DAĞILIM
SARI % 43,75
KIRMIZI % 56,25

Vefa Vefa Vefa... Yahu Nedir Bu Vefa?

| 27.3.10
Malum seçim günü bugün...Şu dakikalarda da oy verme işlemi bitti sanırım...Seçim salonundan gelen haberler peşi sıra, bunların içinden biri baya dikkatimi çekti...Galatasaray'ın eski futbolcuları olan, Uefa ve Super Kupa zaferlerinin şerefini taşıyan Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Arif Erdem, Vedat İnceefe, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş ve Ümit Davala gibi isimler de oy kullanmış...Oy kullandıkları taraf ise Adnan Öztürk... Peki bunun  sebebi Adnan Öztürk'e inanmaları mı? Onun projelerini, vaatlerini olumlu bulmaları mı? Kimse bana'Evet aynen öyle' diyemez... Bu oyuncular Adnan Polat'ın karşısına ben aday çıksam eminimki bana vereceklerdi oylarını...

Neden? Çünkü vefa görmemişler kendilerine göre !  Ya sahi nedir vefa? Bu kulübü hizmetlerine mi tahsis etmek? Direk teknik direktörlükten başlatmak? İstediği kadar futbol mu oynatmak? Ben bu yazdığım isimlerin hadi Vedat'ı saymayayım diğer altı ismin hayranlığıyla büyüdüm. Elbet de çok şey kattılar Galatasaray'a ama en az onların kattıkları kadar da bu kulüp kattı onlara.. Paraysa para, piyasaysa piyasa.. Ümit Davala Galatasaray'da gösterdiği oyunu Diyarbakırspor'da gösterseydi gidebilir miydi Milan'a İnter'e? Nedir bu vefa beklentileri anlayamıyorum, anlamayacağım da? Kulübü ellerine mi verelim? Tamam şöyle yapalım, Hakan Şükür'e ve Hasan Şaş'a sözleşme imzalattırıp her maç ilk 11'de yer verelim, Bülent'i teknik direktör Ümit ile Arif'i yardımcısı yapalım, Hakan Ünsal da sportif direktör olsun? Yok artık..

Bunları yazıyorum eleştiriyorum ama tecrübe kazandıkları takdirde benim de istediğim yukardaki son cümlem aslında... Elbet bu oyuncular Galatasaray'ın evlatları, elbet yuvalarında olmak isteyecekler  ama her şeyin de bir zamanı var... Buna gönül koyulur mu, küsülür mü? Adnan Polat Hakan Şükür'e bir sene daha dayanamadı diye adamın yaptıkları görmezden gelinir mi? Hoş biliyorum Hakan Şükür yedek kaldığında sesini çıkarmasa, oynayacağım diye tutturmasa elbet ömür boyu sözleşme imzalattırılırdı ama onun yaptıkları durumu bu noktaya getirdi. Lakin bu futbolcuları kongre üyesi yapan da Adnan Polat, o da ayrı bir konu...

Neyse Galatasaray'ın vefasızlığına göz atalım bakalım nasıl bir vefasızlıkmış bu?
Hakan Şükür: 36 yaşına kadar futbol oynadı, yedek kaldığında ortalığı karıştırdı...
Ümit Davala : Teknik direktör yardımcılığına getirildi. Belki de en önemli görevi olan bu ligi fazla tanımayan hocasına yardımcı olmayı unutup yenilgilerin sebebi oldu ve işe hazır olmadığını gösterdi..
Bülent Korkmaz : Teknik direktörlüğe getirildi. Ama o Semih Kaya'yı bile oynatacak cesareti gösteremedi.Bu yükün şimdilik ona ağır geldiğini  açıkça ortaya koydu...
Hakan Ünsal : Futbol oynamayı unutunca takımdan gönderildi, gittiği günden beri futbol yorumculuğu yapıp Galatasaray'ı eleştirmekten başka birşey yapmadı..Hakkını yemeyeyim övdüğü zamanlar da oldu.Fakat o sırada da takımın başında Bülent Korkmaz vardı.. Tesadüf tabi..
Hasan Şaş : Sakatlıklarla boğuştu, 2002'den beri Geretsli ilk sezon hariç neredeyse top oynamadı...

Son olarak ağızlarına dillerine pelesenk ettikleri şu vefa neymiş öğrenmeleri için Raul'dan birkaç çift söz, özellikle Hakan Şükür'e:

''3 aydır az oynuyorum ve bugünlerin geleceği belliydi. Geçen hafta sonu Riazor'daki Deportivo maçında birkaç dakika oynayabildiğim için memnunum. 17 yaşından beri çok açık bir kariyerim var. Bu zamana kadar yaptıklarımdan gururlu ve memnunum. Yedekte oturmama çok da önem vermemek gerek. Teknik direktör ile çok iyi ilişkim var ve görevimi ve rolümü biliyorum.''

 Tek söylemek istediğim şey, biz hala kulağımızda 'kupa bizim kupa bizim' lafını duyunca tüylerimiz diken diken olurken, kahramanlarımız sizken lütfen soğutmayın kendinizi...

Seçime Doğru ve Abdurrahim Albayrak Hamlesi

| 26.3.10


Seçime girecek iki adayın yönetim listeleri de kesinleşti son güne girerken... Adnan Polat tarafında pek bir sürpriz olmasa da Adnan Öztürk'ten sağlam bir hamle geldi... Geçen seçimlerde Polat'ın listesine almayı taahhüt ettiği lakin daha sonra almadığı ve bunu gözyaşlarıyla dile getiren Abdurrahim Albayrak... Fanatikliğiyle, renkli kişiliğiyle ve açıksözlü yapısıyla sevmeyenimiz yoktur onu. Elbet vardır bir açıklaması veya sebebi, olayın arka yüzünü de bilemeyiz fakat yine de görünürde Albayrak'a yapılan yanlıştı. Ee dolayısıyla bu seçimde de Adnan Polat'ın galip çıkmasını arzulayanların aynı zamanda başkandan bir Abdurrahim Albayrak hamlesi bekleyişi de anormal bir durum olmadı. Lakin başarılı olduğu ve uyum yakaladığı yönetimi bozmayan Polat böyle bir girişimde bulunmazken devreye giren Adnan Öztürk listesini sağlam bir isimle güçlendirmiş oldu. Yarın ki seçimlerde bunun geri dönüşünü alacaktır diye düşünüyorum Öztürk'ün...



Kendi kanıma gelirsek, bence iyi çalışan bir futbol komitemiz ve yönetimimiz var, Abdurrahim Albayrak'ı arayacağımızı sanmıyorum...Seçimlerde de tabiki gönlüm Adnan Polat'tan yana.. Başladığı projeleri bitirmeli ve başlattığı değişim hareketini sürdürmeli... Zaten başka bir seçenek de görmüyorum önümde. Polat'a çıkan rakip; belaltı vuran, yalan yanlış spekülasyonlar yapan, başarısızlıklar yaşamış olsalar da oy potansiyeli taşıyan isimlerle(Ali dürüst, Refik Arkan,Fatih Gökşen vs.) oy toplamaya çalışan biri gözümde. Hele son açıklamasında Özhan Canaydın'ın adını suistimal etmesi, iyice ağırıma gitti.. Neymiş efendim, Canaydın'ın danışmanı Refik Arkan ile iş ortağı Haim Frensco'yu başkan yardımcılığı için ikna etmişmiş.. Çok başarılı isimler ya? Çok katkı yapan isimler ya bunlar? Canaydın adam gibi adamdı ama hala başarısız diye atfediliyorsa çevresindeki bu adamlar yüzünden oldu bu... Ayrıca Peter Kenyon hamlesine de pek içim ısınmadı, mantıklı da gelmedi lakin burası İngiltere değil...


Umarım yarın galip çıkan taraf Adnan Polat olur... Bunu Fenerbahçe galibiyetinden bile daha çok istiyorum.. Çünkü hayırlı olacak olan bu bence...Bakalım bakalım, sonuçlardan sonra tekrar konuşuruz...

Yönetim listelerine göz atmak isterseniz:

Adnan Polat

Mehmet Helvacı
Yiğit Şardan
Haldun Üstünel
Işın Çelebi
Ali Haşhaş
Cemal Özgörkey
Murat Yalçındağ
İbrahim Çağlar
Taner Aşkın
Yalçın Orhon
Doğan Yalçınkaya
Vedat Eşkinat
Hakan Üstünberk
Emir Sarıgül
Selim Sayılgan

Adnan Öztürk

Hayrettin Kozak
Hamdi Yasaman
Murat Ece
Ömer Kayalıoğlu
Osman Hattat
Abdürrahim Albayrak
Can Topsakal
Mehmet Cibara
Reşit Sinanlı
Emre Alkin
Fatih Gökşen
Emre Erdoğan
Cem Ersan
Necati Demirkol
Kaan Boyner

Temizlik |!|

| 25.3.10

Fatih Akyel beyimiz tutuklanmış. Malum şike olaylarının üstüne gidilmeye, futbolda temizlik yapılmaya başlandı. Kendisi şuan Metris Cezaevi'nde ve Metris türküsünü söylüyor olabilir. Çok kişinin ahını almışlığı var, keza sitelerdeki tutuklama haberinin ardından yapılan okur yorumlarında baya su yüzüne çıkmış bu...Ee hal böyle olunca hapiste olmasına şaşırmaya ne hacet!

Kendisine Erdil Yaşaroğlu'ndan şu karikatürü göndermek istiyorum... (:

Galatasaraylılık büyüklüktür, hatasını hoş görmek de bize yakışır. Keza Ne demiş Mevlana Celaleddin Rumi ? : Yüz kere tövbeni bozsan da yine gel .
Ama vazgeçtim Fatih Akyel
sen gelme.

2010 Dünya Kupası Pepsi Reklamı

|


Çok beğendim, sağlam reklam olmuş... Özellikle sahanın insanlarca oluşması ve ileriye taşınması çok iyi fikir olmuş.. Sonu ise ayrı bi keyifli..Keza ben gol olcak sandım! =) Ha bu arada Güney Afrikalıların hatta tüm Afrika kıtasının futbolu böylesine sevdikleri aşikar olsa da bazı kimselerin sadece para gözüyle baktığı ve onları buna alet ettikleri daha bir aşikar...Acaba Pepsi Afrika'daki açlara birşeyler yapoyor mudur? Oysa ne diyordu Seda Ablamız? Pepsiii, yaşatırrr seni...!

Face Off #3 || Abel Xavier

| 23.3.10
Face Off'un konukları eski GS'li ve şuan Los Angeles Galaxy'de top koşturan Abel Xavier ve Şakşuka Tarık Mengüç. Sanırım daha önce bu karşılaştırma sık sık yapılmıştı ama eksik kalmak istemedim açıkçası:))

Mekanın Cennet Olsun Güzel İnsan...

|

Özhan Canaydın... 14 yaşından beri üyesi olduğu, yüreğinin en sağlam yeriyle bağ kurduğu Galatasaray'ın öğrencisi, sporcusu, yöneticisi ve başkanı... 2002 yılından önce Özhan Canaydın ismini çoğumuz bilmiyorduk sanırım ama o 3 dönem boyunca kaldığı başkanlıkta ve giderayak büyük uğraşlarla başlattığı Seyrantepe projesiyle adını ezberletti hepimize. Aslına bakarsak bir oylama yapılsa Özhan Canaydın döneminden memnun muydunuz diye, eminim memnun olmayanlar çoğunluktadır... Belki de görünen tabloya bakıp öyle düşünmek epeyce mantıklıdır da. Lakin bu Özhan Canaydın'ın değil, ondan önceki yönetimlerin hatta sadece Faruk Süren'in suçuydu perde arkasında... Uefa Kupası ve Super kupa gibi büyük başarılara imza attıktan sonra devamının gelmemesi, yapılan onca hatalı transferler ve ekonomik yapıda yapılan hatalar hep Özhan Canaydın da patladı belki de... 6 yıllık başkanlığı döneminde hatası olmadı, illaki. Hatta şu an bile hatırladığımda kızdığım hatalar var ama yine de adam gibi adamdı o. Belki beceremedi belki de çevresi veya yönetim kurulu sebep oldu buna. Ama rakibini alkışlayan, hele ki bir derbi maçta(!) çok az başkan olur herhalde... Bir başarısızlıkta sorumluluğu yüklenen, suçu kimseye atmayan bir başkandı o. Hep iyi şeyler yapmaya çalışan, hiçbir menfaat taşımayan, gönlü en az tribündeki taraftar kadar Galatasaray için atan, bunun için sağlığından olan bir başkandı...Adam gibi adamdı...Gözün arkada kalmasın Özhan başkan; sağlığında ne kadar hissettin ya da hissettirdik bilemem ama bil ki bu taraftar, bu insanlar seni sevdi, babası gibi gördü.. İyi ki vardın iyi ki başkanımızdın... Ruhun şad olsun...Mekanın Cennet olsun... Allah rahmet eylesin...

Cenazesine katılanlar bizim için de haykırsın : İyi bilirdik !
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion