Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)


Seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

'Kırmızı'ya Koşanlara Teşekkürler...

| 28.3.10
Futbol demek taraf olmaktır. Dolayısıyla bu seçimlerde de Galatasaray kazansın gibi klişelerden ziyade tarafımı belli etmek istedim hep yazılarda. Adnan Polat'ın bu seçimi kazanması olası bir Fenerbahçe galibiyetinden bile daha önemli olabilirdi gözümde ki bunu blogda da belirtmiştim.Yazılarda da okuduysanız temkinli davrandım hep. Keza bugün ortaya çıkan sonucu tahmin ediyordum çoğunluğun aksine...Medya ve blog yazarlarının birçoğu fark beklemekte haksız değillerdi fakat Adnan Öztürk'ün liseli tarafın desteğini arkasına alması ve listesine güçlü isimleri dahil etmesi bunu açıkca ortaya koyuyordu oylama başlamadan önce... Öncelikle birçoğumuzun ortak bir dile getirişi var; bitsin bu liseli-alaylı ayrımı diye. Sahiden de bu ayrım çok katmerli sorunlar çıkartabiliyor kulübün başına. Elbette Galatasaray Lisesi bu kulübün ayrılmaz ve kesinlikle gözardı edilemez bir parçasıdır ama bunu takıntı haline getirmek sadece zarar getiriyor kulübe.. Birinin Galatasaray'da başkanlık yapabilmesi için kendisinin liseli olması ya da yönetiminin çoğunluğunu liselilerden oluşturması gerekmez.. Hali hazırda bu işi belki de liselilerden çok daha fazla iyi yapacak isimler var camiada. Artık bu ayrıma bir son vermesi ve önyargılarını yıkması gerekiyor Liseli tarafın...

Seçime gelirsek Adnan Polat bilindiği üzere altıyüz küsür farkla birinci oldu. Ama bu fark ne onu ne de destekçilerini tatmin etmiş olmalı.(Bunu yazıyı yazarken başkanın bu yönde bir açıklamasını gördüm) Çünkü diğer tarafta Adnan Öztürk oyların %43'lük bir kısmını toplayarak aslında ne kadar ciddi bir rakip olduğunu ona şans tanımayanlara gösterdi... Ama yine de ben bu oyların Adnan Öztürk'e ya da projelerine gittiğini değil de, Adnan Polat'a karşı olanların bir tepkisi olduğunu düşünüyorum. Zaten gün içinde de yazmıştım eski futbolcularımızın bile zihniyetlerinin nerede olduğunu...

Polat'ın oylarının düşmesindeki bir diğer etken Yiğit Şardan ve Adnan Sezgin olarak görülebilir... Keza basketbol skandalının patlak vermesinden sonra suçu olmamasına rağmen onurluca istifa eden Şardan'a karşı olanlar çoğunluktaydı. Adnan Sezgin ise ayrı bir konu. Bence o da önemli işlere imza atıyor(Lincoln'den para kazanmak gibi) ama birçok kimseye sempatik gelmediği için tepki alıyor belki de...

Diğer bir etkense iki senede sportif anlamda pek bir başarı yakalanamaması olabilir. Ama Adnan Polat'ın kurduğu kadro getirdiği teknik direktöre bakıp sabretmemek aptallık olur... Çünkü hepimiz biliyoruz ki istikrarın olduğu yerde başarı gelecek ve elimizdeki iyi hamurun bir tek istikrara ve sabıra ihtiyacı var...

Son olarak da ekonomik başarıların oyların düşmesine etken olarak görüyorum ben... Çünkü camiada böyle düşünen insanlar da var. Rakamlarla spekülasyonlar yapıp insanları yanıltan, kendi başarısızlıklarını başarı gibi göstermeye çalışanlar var. Bilhassa Faruk Süren gibi...

Sonuç olarak rakamları olmasa da sonucu bizi sevindiren bir seçim oldu. Polat'a oy veren herkese teşekkür ediyorum kendi adıma. Umarım başarı dolu bir 2 yıl bizi bekliyordur. Nice güzel günlere, nice zaferlere, sevinçlere...(lafı geçmişken; iki yıl dedim ama mayısta değişecek tüzükle bu süre üç olacak diye duydum,sevindim.)

Resmi rakamları da verelim, tam olsun...

GENEL TOPLAM
SARI 2.290(Adnan Öztürk)
KIRMIZI 2.944(Adnan Polat)
BEYAZ LİSTE 133
İPTAL 35

TOPLAM SAYILAN OY
5.234

% DAĞILIM
SARI % 43,75
KIRMIZI % 56,25

Vefa Vefa Vefa... Yahu Nedir Bu Vefa?

| 27.3.10
Malum seçim günü bugün...Şu dakikalarda da oy verme işlemi bitti sanırım...Seçim salonundan gelen haberler peşi sıra, bunların içinden biri baya dikkatimi çekti...Galatasaray'ın eski futbolcuları olan, Uefa ve Super Kupa zaferlerinin şerefini taşıyan Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Arif Erdem, Vedat İnceefe, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş ve Ümit Davala gibi isimler de oy kullanmış...Oy kullandıkları taraf ise Adnan Öztürk... Peki bunun  sebebi Adnan Öztürk'e inanmaları mı? Onun projelerini, vaatlerini olumlu bulmaları mı? Kimse bana'Evet aynen öyle' diyemez... Bu oyuncular Adnan Polat'ın karşısına ben aday çıksam eminimki bana vereceklerdi oylarını...

Neden? Çünkü vefa görmemişler kendilerine göre !  Ya sahi nedir vefa? Bu kulübü hizmetlerine mi tahsis etmek? Direk teknik direktörlükten başlatmak? İstediği kadar futbol mu oynatmak? Ben bu yazdığım isimlerin hadi Vedat'ı saymayayım diğer altı ismin hayranlığıyla büyüdüm. Elbet de çok şey kattılar Galatasaray'a ama en az onların kattıkları kadar da bu kulüp kattı onlara.. Paraysa para, piyasaysa piyasa.. Ümit Davala Galatasaray'da gösterdiği oyunu Diyarbakırspor'da gösterseydi gidebilir miydi Milan'a İnter'e? Nedir bu vefa beklentileri anlayamıyorum, anlamayacağım da? Kulübü ellerine mi verelim? Tamam şöyle yapalım, Hakan Şükür'e ve Hasan Şaş'a sözleşme imzalattırıp her maç ilk 11'de yer verelim, Bülent'i teknik direktör Ümit ile Arif'i yardımcısı yapalım, Hakan Ünsal da sportif direktör olsun? Yok artık..

Bunları yazıyorum eleştiriyorum ama tecrübe kazandıkları takdirde benim de istediğim yukardaki son cümlem aslında... Elbet bu oyuncular Galatasaray'ın evlatları, elbet yuvalarında olmak isteyecekler  ama her şeyin de bir zamanı var... Buna gönül koyulur mu, küsülür mü? Adnan Polat Hakan Şükür'e bir sene daha dayanamadı diye adamın yaptıkları görmezden gelinir mi? Hoş biliyorum Hakan Şükür yedek kaldığında sesini çıkarmasa, oynayacağım diye tutturmasa elbet ömür boyu sözleşme imzalattırılırdı ama onun yaptıkları durumu bu noktaya getirdi. Lakin bu futbolcuları kongre üyesi yapan da Adnan Polat, o da ayrı bir konu...

Neyse Galatasaray'ın vefasızlığına göz atalım bakalım nasıl bir vefasızlıkmış bu?
Hakan Şükür: 36 yaşına kadar futbol oynadı, yedek kaldığında ortalığı karıştırdı...
Ümit Davala : Teknik direktör yardımcılığına getirildi. Belki de en önemli görevi olan bu ligi fazla tanımayan hocasına yardımcı olmayı unutup yenilgilerin sebebi oldu ve işe hazır olmadığını gösterdi..
Bülent Korkmaz : Teknik direktörlüğe getirildi. Ama o Semih Kaya'yı bile oynatacak cesareti gösteremedi.Bu yükün şimdilik ona ağır geldiğini  açıkça ortaya koydu...
Hakan Ünsal : Futbol oynamayı unutunca takımdan gönderildi, gittiği günden beri futbol yorumculuğu yapıp Galatasaray'ı eleştirmekten başka birşey yapmadı..Hakkını yemeyeyim övdüğü zamanlar da oldu.Fakat o sırada da takımın başında Bülent Korkmaz vardı.. Tesadüf tabi..
Hasan Şaş : Sakatlıklarla boğuştu, 2002'den beri Geretsli ilk sezon hariç neredeyse top oynamadı...

Son olarak ağızlarına dillerine pelesenk ettikleri şu vefa neymiş öğrenmeleri için Raul'dan birkaç çift söz, özellikle Hakan Şükür'e:

''3 aydır az oynuyorum ve bugünlerin geleceği belliydi. Geçen hafta sonu Riazor'daki Deportivo maçında birkaç dakika oynayabildiğim için memnunum. 17 yaşından beri çok açık bir kariyerim var. Bu zamana kadar yaptıklarımdan gururlu ve memnunum. Yedekte oturmama çok da önem vermemek gerek. Teknik direktör ile çok iyi ilişkim var ve görevimi ve rolümü biliyorum.''

 Tek söylemek istediğim şey, biz hala kulağımızda 'kupa bizim kupa bizim' lafını duyunca tüylerimiz diken diken olurken, kahramanlarımız sizken lütfen soğutmayın kendinizi...

Seçime Doğru ve Abdurrahim Albayrak Hamlesi

| 26.3.10


Seçime girecek iki adayın yönetim listeleri de kesinleşti son güne girerken... Adnan Polat tarafında pek bir sürpriz olmasa da Adnan Öztürk'ten sağlam bir hamle geldi... Geçen seçimlerde Polat'ın listesine almayı taahhüt ettiği lakin daha sonra almadığı ve bunu gözyaşlarıyla dile getiren Abdurrahim Albayrak... Fanatikliğiyle, renkli kişiliğiyle ve açıksözlü yapısıyla sevmeyenimiz yoktur onu. Elbet vardır bir açıklaması veya sebebi, olayın arka yüzünü de bilemeyiz fakat yine de görünürde Albayrak'a yapılan yanlıştı. Ee dolayısıyla bu seçimde de Adnan Polat'ın galip çıkmasını arzulayanların aynı zamanda başkandan bir Abdurrahim Albayrak hamlesi bekleyişi de anormal bir durum olmadı. Lakin başarılı olduğu ve uyum yakaladığı yönetimi bozmayan Polat böyle bir girişimde bulunmazken devreye giren Adnan Öztürk listesini sağlam bir isimle güçlendirmiş oldu. Yarın ki seçimlerde bunun geri dönüşünü alacaktır diye düşünüyorum Öztürk'ün...



Kendi kanıma gelirsek, bence iyi çalışan bir futbol komitemiz ve yönetimimiz var, Abdurrahim Albayrak'ı arayacağımızı sanmıyorum...Seçimlerde de tabiki gönlüm Adnan Polat'tan yana.. Başladığı projeleri bitirmeli ve başlattığı değişim hareketini sürdürmeli... Zaten başka bir seçenek de görmüyorum önümde. Polat'a çıkan rakip; belaltı vuran, yalan yanlış spekülasyonlar yapan, başarısızlıklar yaşamış olsalar da oy potansiyeli taşıyan isimlerle(Ali dürüst, Refik Arkan,Fatih Gökşen vs.) oy toplamaya çalışan biri gözümde. Hele son açıklamasında Özhan Canaydın'ın adını suistimal etmesi, iyice ağırıma gitti.. Neymiş efendim, Canaydın'ın danışmanı Refik Arkan ile iş ortağı Haim Frensco'yu başkan yardımcılığı için ikna etmişmiş.. Çok başarılı isimler ya? Çok katkı yapan isimler ya bunlar? Canaydın adam gibi adamdı ama hala başarısız diye atfediliyorsa çevresindeki bu adamlar yüzünden oldu bu... Ayrıca Peter Kenyon hamlesine de pek içim ısınmadı, mantıklı da gelmedi lakin burası İngiltere değil...


Umarım yarın galip çıkan taraf Adnan Polat olur... Bunu Fenerbahçe galibiyetinden bile daha çok istiyorum.. Çünkü hayırlı olacak olan bu bence...Bakalım bakalım, sonuçlardan sonra tekrar konuşuruz...

Yönetim listelerine göz atmak isterseniz:

Adnan Polat

Mehmet Helvacı
Yiğit Şardan
Haldun Üstünel
Işın Çelebi
Ali Haşhaş
Cemal Özgörkey
Murat Yalçındağ
İbrahim Çağlar
Taner Aşkın
Yalçın Orhon
Doğan Yalçınkaya
Vedat Eşkinat
Hakan Üstünberk
Emir Sarıgül
Selim Sayılgan

Adnan Öztürk

Hayrettin Kozak
Hamdi Yasaman
Murat Ece
Ömer Kayalıoğlu
Osman Hattat
Abdürrahim Albayrak
Can Topsakal
Mehmet Cibara
Reşit Sinanlı
Emre Alkin
Fatih Gökşen
Emre Erdoğan
Cem Ersan
Necati Demirkol
Kaan Boyner

Güzel Bir Haber : Tugay Kerimoğlu Galatasaray'da

| 27.2.10

Bugün yapılan mali kurulda Adnan Polat Tugay'ın tekrar takıma döndüğünü açıkladı. Resmi sitede de yapılan açıklama şöyle :

''Altyapının Başına Tugay Kerimoğlu Geçiyor

Kulübümüzün Yıllık Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Başkan Adnan Polat, eski futbolcumuz Tugay Kerimoğlu'nun Çarşamba gününden itibaren alt yapının başında görev yapacağını açıkladı.

Çarşamba günü Galatasaray'daki yeni görevine başlayacak olan Tugay Kerimoğlu’nun Adnan Polat tarafından açıklanması, Genel Kurul'daki üyeler tarafından büyük beğeniyle karşılandı. ''

Öncelikle yurtdışında en iyi kariyeri yapmış futbolcumuz olan ve çok büyük tecrübeler kazandığına, kendini muhteşem geliştirdiğine inandığım Tugay'ın takıma, alt yapının başına gelmesine çokca sevindim. İşin detaylarını, Tugay'ın tam yetki alanlarını ve Evert Jan Derks'le nasıl bir koordinasyon ve iş bölümü içinde olacaklarını henüz kestirmek zor.İlerleyen zamanda daha geniş bir açıklama yapılır sanırım. İlk duyumlar sezon sonuna dek Jan Derks'in Tugay'ın yardımcısı olacağı yönünde ama tam net bir haber değil. Neyse Tugay'a hoşgeldin diyoruz. Onu tekrar aramızda görmekten çok mutlu olduğumuzu biliyordur herhalde. Ayrıca Adnan Polat Seçim öncesi önemli bir icraat yapmış gibi duruyor ...

Yaklaşan Seçim ve İlk Aday: Adnan Öztürk

| 16.2.10

Hepimizin Ribery'i getiren adam olarak tanıdığı Adnan Öztürk bugün yaptığı bir basın toplantısıyla adaylığını açıklamış ve hedefini Avrupa Şampiyonlar Ligi olarak belirleyerek iddialı bir açılış yapmış...Konuşmasının içeriği merak edenler buradan bakabilirler fakat ben pek tatmin olmadım. Olacağımı da zannetmiyorum. İki yıllık görev sürecinde Adnan Polat ve ekibinin maximum performansla Galatasaray'a kattıkları vizyon, marka değerini yükseltmeye ve sportif/ekonomik faaliyet dengesini sağlamaya yönelik yaptıkları çalışmalar ve taraftara verdiği güven duygusu beni de fazlasıyla içine almış durumda.

Bundan dört beş sene öncesine kadar transferde Lukunku, Duro, Victoria gibi futbolcular mevzubahisken şimdi kariyerinde dünya yıldızı yazmayan isimler gündeme bile gelmiyor. Sadece bu bile ( ekonomik atılımlar, stad, riva ve iletişim/reklam/sponsorluk alanlarında yapılanları saymaya lüzum yok) gelinen noktayı açıkça ortaya koyabilir. Ayrıca iki sene önceki karanlık tabloda açık yüreklilikle ve cesaretele bu işe atılanlara ve görevlerini layıkıyla yapanlara Divanın gözü kapalı bir iki sene daha vermesi gerekir, ki buna da inanıyorum. Her ne kadar liseli-alaylı denilen o saçma ayrımın hala yapıldığını görebilsek de yine de bu kadar kör olabileceğini sanmıyorum kongre üyelerinin. Tabi bu yönetimin hataları olmadı mı? Oldu tabi haliyle. Ama artılar eksilere çok fark attı diye düşünüyorum. Seçim yaklaştıkça daha ayrıntılı konuşuruz bunları şimdi bekleyip gözlemlemek lazım olup biteni...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion