Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)


Adnan Polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adnan Polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ye Bakalım Helva'nı...

| 21.1.11

Başkanlığından şüphe ettiğim oldu ama adamlığından hiç olmadı Adnan Polat... Evet kaçırdığın noktalar yine var, yanlış yaptığın şeyler de lakin bilirim ki o koltuğu şu an ağzı laf yapan, oluşan işlerin üstüne konmaya çalışan tüm o leş kargalarından, korkaklardan daha çok seviyor ve hakediyorsun. Kim ne derse desin!!!
 Bunu bugün anlamadım, seçildiğin ilk gün anladım ve kötüysen sen kusura bakmasınlar kötülerin de en iyisi sensin, onlar masallarını anlata dursunlar; tekrar ayağa kalktığın şu saatte yolun açık olsun, arkandayız.En azından kendi adıma...


Ve Mehmet Helvacı, yukarıda Allah var ki ilk günden beri içim ısınmadı sana sonunda da nasıl bir zat olduğun gün yüzüne çıktı ne varki... Bugün helva yemeyi umuyordun  biliyorum lakin yediğin senin ki oldu... Hainlik ne kötü şey. Ye bakalım Helvanı...

Haydi güzel günlere!

TT Arena, Adnan Polat ve Diğerleri

| 18.1.11
 
Öncelikle yazmaya verdiğim ara bitti sanırım, uzun bir aradan sonra ilk yazıyı giriyorum... Konu malum, yeni mabed, açılış ve meydana gelen tatsız olaylar...

Öncelikle herkes gibi ben de böyle bir stada sahip olmaktan ötürü ne kadar sevindiğimi anlatamam. Premier Lig hissine kapılarak Galatasaray izlemek bir farklı olacak. Hayırlı olsun diyelim asıl meseleye girmeden...

Aslında medyada son üç gündür o kadar çok yankı buldu ki bu olay, o kadar çok dillendirildi, kimilerince de oyuncak edildi ki olayın hikaye tarzını aksetmeyi gerek bulmuyorum. Stat açılışı için planlanan onca şey, harcanan paralar, sarfedilen emek ve mahvedilen bir gece. Üzücü, gerçekten üzücü... O gece yaşananlar gibi sonrasında yaşananlar, söylenenler de üzücü... Öncelikle olaya gelelim. Açıkcası stat atmosferini hepimiz biliriz ki bir yerden bir şey başladı mı bir anda içinde buluruz kendimizi çoğu zaman. O stattaki seslerin yükselmesini bununla açıklayabiliriz, o yüzden de stattaki herkese terbiyesiz demek kimsenin haddine değil ama orada terbiyeden nasibini almamış olanların bulunduğunu da inkar etmek mümkün değil. Siyasi duruşu, tuttuğu takımı, veya geçmişi ne olursa olsun bu stadın temelinin atıldığı günden beri en ince ayrıntısıyla ilgilendiği herkesce dile getirilen insanı ne olursa olsun o stattan öyle ayrılmaya zorlamamak gerekirdi. Evet TOKİ başkanı hiç olmayacak bir yerde hiç olmayacak bir cümle kurdu ama bu yine de bize yakışmayanı yakışır gösterecek değil. Biz miydik dünyanın en misafirperver ülkesi sahi? Hepimiz biliyoruz ki bu ülkede bir şeyler ilerlemiyorsa, akışında giden rayına oturan tam bir şey yoksa ve yahut da başlanılan bir iş hiç bir zaman vaktinde bitmiyorsa bunun sebebi BÜROKRASİdir. O gün orada yuhlanılan kişi o ya da bu amaçla, ne olursa olsun tüm devlet bürokrasisini, stat yapımıyla aslında alakası olmayan kurumu ve de aslında çok da hakkımız olmayan parayı bizlerin hizmetin sunmuştur. Bu yüzdendir ki başbakana karşı olan o tepkiler hakkedilmemiş tepkilerdir.... 


İkinci olarak her ne kadar iyi niyetinden hala şüphe etmiyorsam da bazı konularda bir hayli rahatsızlık vermeyee başlayan Adnan Polat'a getirilen eleştirilerden bahsetmek gerekir. Bugün birçok yerde, bir çok ağızdan bu güzide kulübün birinci adamının yaşadığı mahcubiyeti yalakalık olarak lanse edenler var. Olayın şokuyla provokatör yerine protestocu dedi diye ''sen kimsin lan'' diye manşet atan gazeteler var. Rezillik. Şu kulübü herşeyiyle takip eden herkes bilir ki Adnan Polat'a karşı desteklenen provoke edilmiş bir grup var ki, Fenerbahçeli çocukları döven de, maçların birinci dakikasından itibaren takımı yuhalayanlar da bunlar. Ve o gün statta bu olayı başlatanlar da büyük ihtimalle onlardı. Onların da kimin maşası olduğu aslında aşikar ama bunlar sonra konuşulacak şeyler, daha fazla şey bilince diyelim... 


Bunun dışında bu olayı tüm Galatasaray camiasına veya o gün statta bulunan tüm kişilere mal etmeye çalışanlar da umduklarını bulamadı, bu işin sevindirici tarafı. Ultraslan'ın anında tepkisini ortaya koyması da önemliydi bu bakımdan... Başbakan'ın da kulübü hoşgördüğünü ve bugün ortaya atılan stadın Galatasaray'dan geri alınacağı iddiaları da komik geldi bana. İmkansız gibi bir şey o söz edilen şey. Zaten ortada devir işlemi yapılmadıysa bile protokol var. Her şey tamamlanıp düzlüğe çıkılacaktır. Ah bir de şu transferler takıma dahil edilse...

Adnan Polat 100% Futbol'daydı

| 3.9.10
Türkiye - Çin maçını izledikten sonra hemen geçtim NTVSPOR'a merakla beklemeye başladım, ki gün boyunca asıl beklediğim de buydu. Adnan Polat'ın  konuk olarak katılacağı 100% Futbol... Program bir taraftar için doyurucu oldu kanımca. Aklımızdaki birçok soru işareti yok oldu diyebiliriz zira Başkan da çok samimi konuştu. Yaklaşık iki saat süren söyleşiden aklımızda kalanları şöyle bir yazalım bakalım....

# Öncelikle Rıdvan Dilmen'in tarafsızlığını koruyamaması ve de karşısında Galatasaray Başkanı değil de eski bir futbolcu oturuyormuş gibi davranması ( tüm söyleşi boyunca değil tabi ) inanılmaz canımı sıktı. Oysa ki sever sayarız Rıdvan'ı iyidir hoştur. Öyle çok atıp sallamaz, teknik taktik kısmını iyi analiz eder, çoğu zaman da tarafsızdır hani ama bu gece bazı yerlerde takındığı tavırlar hoş olmadı...

# Başkan'ın saydığı 5 büyük proje kısmının fasafiso değil de sahiden büyük işler olduğunun tüm Türkiye'ye açıkca anlatıldığını düşünüyorum, gecenin  en büyük artılarından birisi oldu bu.

# Prekazi-Jovanovic meselesinde aslında abartıldığı kadar bir ayıp olmadığı ortaya çıktı. Keza Polat; Prekazi'nin açıklamalarıyla örtüşen şeyler söyledi ve bir de olayın perde arkasını ayyuka çıkardı. Söyledikleri ve anlattıkları da yeterince olabiliritesi yüksek geldi bana, inandım yani...

# Şans faktörüne inanmayan Rıdvan'a deyimi yerindeyse feci ayar oldum, itirazında abarttı zira ister şans , ister karma, istersen de kader dersin ama sahadışı bir faktörün olduğunu inkar edemezsin futbolda... Keza adam orda şansızlık yüzünden böyle oldu demiyor ama o faktöründe etkisi olduğunu söylüyor, sadece bu.

# Adnan Sezgin'in maaş dedikoduları doğruysa tek eleştireceğim nokta o olur yoksa ben de Polat'ın  kurban seçildiği yönündeki fikrine katılıyorum...

# Transferde geç kalındığını benim de kanaatimdi, keza tam kadro çalışmalara başlamak her zaman en makul olandır fakat Karpaty karşısına formamızı çıkarsak elememiz lazımdı. Rıdvan'a net olarak anlatamadı bunu Polat.

# Güntekin Onay'ın tarafsızlığına ve uslübuna yine hayran kaldım, zaten babası ( Gündüz Tekin Onay ) da adamdı derler...!

# Başkan'ın Haldun Üstünel'e verdiği değeri ifade etmesi de hoştu.

# Rijkaard'a duyulan saygı ve güvenin ifadesi de gelecek adına yüreğimize su serpti dersek yeridir herhalde.

Genel anlamda vaatlerle değil icraatlarla dolu bir söyleşi oldu ve tatminkar sayılırım. Şimdi durup beklemek lazım meyveler çürük mü olacak sağlam mı???

'Kırmızı'ya Koşanlara Teşekkürler...

| 28.3.10
Futbol demek taraf olmaktır. Dolayısıyla bu seçimlerde de Galatasaray kazansın gibi klişelerden ziyade tarafımı belli etmek istedim hep yazılarda. Adnan Polat'ın bu seçimi kazanması olası bir Fenerbahçe galibiyetinden bile daha önemli olabilirdi gözümde ki bunu blogda da belirtmiştim.Yazılarda da okuduysanız temkinli davrandım hep. Keza bugün ortaya çıkan sonucu tahmin ediyordum çoğunluğun aksine...Medya ve blog yazarlarının birçoğu fark beklemekte haksız değillerdi fakat Adnan Öztürk'ün liseli tarafın desteğini arkasına alması ve listesine güçlü isimleri dahil etmesi bunu açıkca ortaya koyuyordu oylama başlamadan önce... Öncelikle birçoğumuzun ortak bir dile getirişi var; bitsin bu liseli-alaylı ayrımı diye. Sahiden de bu ayrım çok katmerli sorunlar çıkartabiliyor kulübün başına. Elbette Galatasaray Lisesi bu kulübün ayrılmaz ve kesinlikle gözardı edilemez bir parçasıdır ama bunu takıntı haline getirmek sadece zarar getiriyor kulübe.. Birinin Galatasaray'da başkanlık yapabilmesi için kendisinin liseli olması ya da yönetiminin çoğunluğunu liselilerden oluşturması gerekmez.. Hali hazırda bu işi belki de liselilerden çok daha fazla iyi yapacak isimler var camiada. Artık bu ayrıma bir son vermesi ve önyargılarını yıkması gerekiyor Liseli tarafın...

Seçime gelirsek Adnan Polat bilindiği üzere altıyüz küsür farkla birinci oldu. Ama bu fark ne onu ne de destekçilerini tatmin etmiş olmalı.(Bunu yazıyı yazarken başkanın bu yönde bir açıklamasını gördüm) Çünkü diğer tarafta Adnan Öztürk oyların %43'lük bir kısmını toplayarak aslında ne kadar ciddi bir rakip olduğunu ona şans tanımayanlara gösterdi... Ama yine de ben bu oyların Adnan Öztürk'e ya da projelerine gittiğini değil de, Adnan Polat'a karşı olanların bir tepkisi olduğunu düşünüyorum. Zaten gün içinde de yazmıştım eski futbolcularımızın bile zihniyetlerinin nerede olduğunu...

Polat'ın oylarının düşmesindeki bir diğer etken Yiğit Şardan ve Adnan Sezgin olarak görülebilir... Keza basketbol skandalının patlak vermesinden sonra suçu olmamasına rağmen onurluca istifa eden Şardan'a karşı olanlar çoğunluktaydı. Adnan Sezgin ise ayrı bir konu. Bence o da önemli işlere imza atıyor(Lincoln'den para kazanmak gibi) ama birçok kimseye sempatik gelmediği için tepki alıyor belki de...

Diğer bir etkense iki senede sportif anlamda pek bir başarı yakalanamaması olabilir. Ama Adnan Polat'ın kurduğu kadro getirdiği teknik direktöre bakıp sabretmemek aptallık olur... Çünkü hepimiz biliyoruz ki istikrarın olduğu yerde başarı gelecek ve elimizdeki iyi hamurun bir tek istikrara ve sabıra ihtiyacı var...

Son olarak da ekonomik başarıların oyların düşmesine etken olarak görüyorum ben... Çünkü camiada böyle düşünen insanlar da var. Rakamlarla spekülasyonlar yapıp insanları yanıltan, kendi başarısızlıklarını başarı gibi göstermeye çalışanlar var. Bilhassa Faruk Süren gibi...

Sonuç olarak rakamları olmasa da sonucu bizi sevindiren bir seçim oldu. Polat'a oy veren herkese teşekkür ediyorum kendi adıma. Umarım başarı dolu bir 2 yıl bizi bekliyordur. Nice güzel günlere, nice zaferlere, sevinçlere...(lafı geçmişken; iki yıl dedim ama mayısta değişecek tüzükle bu süre üç olacak diye duydum,sevindim.)

Resmi rakamları da verelim, tam olsun...

GENEL TOPLAM
SARI 2.290(Adnan Öztürk)
KIRMIZI 2.944(Adnan Polat)
BEYAZ LİSTE 133
İPTAL 35

TOPLAM SAYILAN OY
5.234

% DAĞILIM
SARI % 43,75
KIRMIZI % 56,25

Seçime Doğru ve Abdurrahim Albayrak Hamlesi

| 26.3.10


Seçime girecek iki adayın yönetim listeleri de kesinleşti son güne girerken... Adnan Polat tarafında pek bir sürpriz olmasa da Adnan Öztürk'ten sağlam bir hamle geldi... Geçen seçimlerde Polat'ın listesine almayı taahhüt ettiği lakin daha sonra almadığı ve bunu gözyaşlarıyla dile getiren Abdurrahim Albayrak... Fanatikliğiyle, renkli kişiliğiyle ve açıksözlü yapısıyla sevmeyenimiz yoktur onu. Elbet vardır bir açıklaması veya sebebi, olayın arka yüzünü de bilemeyiz fakat yine de görünürde Albayrak'a yapılan yanlıştı. Ee dolayısıyla bu seçimde de Adnan Polat'ın galip çıkmasını arzulayanların aynı zamanda başkandan bir Abdurrahim Albayrak hamlesi bekleyişi de anormal bir durum olmadı. Lakin başarılı olduğu ve uyum yakaladığı yönetimi bozmayan Polat böyle bir girişimde bulunmazken devreye giren Adnan Öztürk listesini sağlam bir isimle güçlendirmiş oldu. Yarın ki seçimlerde bunun geri dönüşünü alacaktır diye düşünüyorum Öztürk'ün...



Kendi kanıma gelirsek, bence iyi çalışan bir futbol komitemiz ve yönetimimiz var, Abdurrahim Albayrak'ı arayacağımızı sanmıyorum...Seçimlerde de tabiki gönlüm Adnan Polat'tan yana.. Başladığı projeleri bitirmeli ve başlattığı değişim hareketini sürdürmeli... Zaten başka bir seçenek de görmüyorum önümde. Polat'a çıkan rakip; belaltı vuran, yalan yanlış spekülasyonlar yapan, başarısızlıklar yaşamış olsalar da oy potansiyeli taşıyan isimlerle(Ali dürüst, Refik Arkan,Fatih Gökşen vs.) oy toplamaya çalışan biri gözümde. Hele son açıklamasında Özhan Canaydın'ın adını suistimal etmesi, iyice ağırıma gitti.. Neymiş efendim, Canaydın'ın danışmanı Refik Arkan ile iş ortağı Haim Frensco'yu başkan yardımcılığı için ikna etmişmiş.. Çok başarılı isimler ya? Çok katkı yapan isimler ya bunlar? Canaydın adam gibi adamdı ama hala başarısız diye atfediliyorsa çevresindeki bu adamlar yüzünden oldu bu... Ayrıca Peter Kenyon hamlesine de pek içim ısınmadı, mantıklı da gelmedi lakin burası İngiltere değil...


Umarım yarın galip çıkan taraf Adnan Polat olur... Bunu Fenerbahçe galibiyetinden bile daha çok istiyorum.. Çünkü hayırlı olacak olan bu bence...Bakalım bakalım, sonuçlardan sonra tekrar konuşuruz...

Yönetim listelerine göz atmak isterseniz:

Adnan Polat

Mehmet Helvacı
Yiğit Şardan
Haldun Üstünel
Işın Çelebi
Ali Haşhaş
Cemal Özgörkey
Murat Yalçındağ
İbrahim Çağlar
Taner Aşkın
Yalçın Orhon
Doğan Yalçınkaya
Vedat Eşkinat
Hakan Üstünberk
Emir Sarıgül
Selim Sayılgan

Adnan Öztürk

Hayrettin Kozak
Hamdi Yasaman
Murat Ece
Ömer Kayalıoğlu
Osman Hattat
Abdürrahim Albayrak
Can Topsakal
Mehmet Cibara
Reşit Sinanlı
Emre Alkin
Fatih Gökşen
Emre Erdoğan
Cem Ersan
Necati Demirkol
Kaan Boyner

Face Off #2 || Gökhan Emreciksin

| 22.3.10
Face off'daki isimler; Kayserispor'lu Gökhan Emreciksin ve Adnan Polat...

Güzel Bir Haber : Tugay Kerimoğlu Galatasaray'da

| 27.2.10

Bugün yapılan mali kurulda Adnan Polat Tugay'ın tekrar takıma döndüğünü açıkladı. Resmi sitede de yapılan açıklama şöyle :

''Altyapının Başına Tugay Kerimoğlu Geçiyor

Kulübümüzün Yıllık Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Başkan Adnan Polat, eski futbolcumuz Tugay Kerimoğlu'nun Çarşamba gününden itibaren alt yapının başında görev yapacağını açıkladı.

Çarşamba günü Galatasaray'daki yeni görevine başlayacak olan Tugay Kerimoğlu’nun Adnan Polat tarafından açıklanması, Genel Kurul'daki üyeler tarafından büyük beğeniyle karşılandı. ''

Öncelikle yurtdışında en iyi kariyeri yapmış futbolcumuz olan ve çok büyük tecrübeler kazandığına, kendini muhteşem geliştirdiğine inandığım Tugay'ın takıma, alt yapının başına gelmesine çokca sevindim. İşin detaylarını, Tugay'ın tam yetki alanlarını ve Evert Jan Derks'le nasıl bir koordinasyon ve iş bölümü içinde olacaklarını henüz kestirmek zor.İlerleyen zamanda daha geniş bir açıklama yapılır sanırım. İlk duyumlar sezon sonuna dek Jan Derks'in Tugay'ın yardımcısı olacağı yönünde ama tam net bir haber değil. Neyse Tugay'a hoşgeldin diyoruz. Onu tekrar aramızda görmekten çok mutlu olduğumuzu biliyordur herhalde. Ayrıca Adnan Polat Seçim öncesi önemli bir icraat yapmış gibi duruyor ...

Yaklaşan Seçim ve İlk Aday: Adnan Öztürk

| 16.2.10

Hepimizin Ribery'i getiren adam olarak tanıdığı Adnan Öztürk bugün yaptığı bir basın toplantısıyla adaylığını açıklamış ve hedefini Avrupa Şampiyonlar Ligi olarak belirleyerek iddialı bir açılış yapmış...Konuşmasının içeriği merak edenler buradan bakabilirler fakat ben pek tatmin olmadım. Olacağımı da zannetmiyorum. İki yıllık görev sürecinde Adnan Polat ve ekibinin maximum performansla Galatasaray'a kattıkları vizyon, marka değerini yükseltmeye ve sportif/ekonomik faaliyet dengesini sağlamaya yönelik yaptıkları çalışmalar ve taraftara verdiği güven duygusu beni de fazlasıyla içine almış durumda.

Bundan dört beş sene öncesine kadar transferde Lukunku, Duro, Victoria gibi futbolcular mevzubahisken şimdi kariyerinde dünya yıldızı yazmayan isimler gündeme bile gelmiyor. Sadece bu bile ( ekonomik atılımlar, stad, riva ve iletişim/reklam/sponsorluk alanlarında yapılanları saymaya lüzum yok) gelinen noktayı açıkça ortaya koyabilir. Ayrıca iki sene önceki karanlık tabloda açık yüreklilikle ve cesaretele bu işe atılanlara ve görevlerini layıkıyla yapanlara Divanın gözü kapalı bir iki sene daha vermesi gerekir, ki buna da inanıyorum. Her ne kadar liseli-alaylı denilen o saçma ayrımın hala yapıldığını görebilsek de yine de bu kadar kör olabileceğini sanmıyorum kongre üyelerinin. Tabi bu yönetimin hataları olmadı mı? Oldu tabi haliyle. Ama artılar eksilere çok fark attı diye düşünüyorum. Seçim yaklaştıkça daha ayrıntılı konuşuruz bunları şimdi bekleyip gözlemlemek lazım olup biteni...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion