Devrim !
Yazar:
Jesus
|
16.5.10
Bursaspor çok şeyi ispat etti bu gece Türkiye'ye. Bunları gördüğümüz için, Gs'li de Fb'li de Beşiktaş'lı da olsak farketmez, çok şanslıyız.
Transfer Kazanı # Serdar Özkan
Yazar:
Jesus
|
Spor kamuoyunu Ribery'den Aguero'dan daha fazla meşgul eden bir isim, Serdar Özkan... Hani bir zamanlar hakkında 'Messi gibi adam geçiyor, önü çok açık, geleceği çok parlak çocuk' denilen Serdar. İşte o zamandan bu yana 3 yıl geçti ama Serdar hala aynı Serdar ne yazık ki. Bir zamanlar Arda'yla beraber Türk futbolunun geleceği denilirken, şimdi arkadaşı Arda'nın hayli gerisinde kaldı ne yazık ki. Tartışalamayacak yeteneğini bir türlü istikrara oturtamayan ve geleceğin İbrahim Akın'ı yolundaki Serdar için her ne kadar Avrupa dedikoduları çıksa da -Porto gibi mesela- en elle tutulur iddia; Galatasaray'la anlaştığı yönünde. Hatta bu hafta içinde açıklanmasını bekliyorum ben bu transferin.
Olası Serdar Özkan transferi; yönetimin son yıllarda yabancı transferlerde uyguladığı sönmüş ya da kariyeri duraklamış futbolcu politikasının yerli piyasadaki uygulaması gibi görülebilir. Keza Baros, Kewell, Keita gibi isimler Galatasaray'a gelmeden bir önceki sezonlarında hiçbir şey yapmamış oyuncular. Serdar ise üç yıl boyunca hiçbir şey yapmadı diyebiliriz. Öncelikle belirteyim gerçekleşmesi halinde mutsuz olacağım bir transfer değil bu. Keza potansiyelli oyunculara her zaman ikinci bir şans verilmesinden yanayım ben. Belki aradığı ortamı, arkadaşlığı veya kendisine uygun futbol anlayışını Galatasaray'da bulacak Serdar Özkan. Arda'yla beraber parselleyecek belki kanatları ya da hiçbir şey yapamayıp Anadolu kulüplerinin yolunu tutacak belki de. Ama ilk ihtimaller kulağa çok hoş geliyor ve yeteneğini tartışamayacağımız Serdar'ı bir de Rijkaard'ın Neskeens'in elinde görmeliyiz diye düşünüyorum.Hem hırslı bir futbolcudur maç içinde Serdar, kanıtlamak isteyecektir tekrar kendini... Neyse, gerçekleşleştiği takdirde daha detaylı bir şeyler söyleriz.
Transfer Kazanı # Mehmet Batdal
Yazar:
Jesus
|
Saatler günleri, günler haftaları kovalaya dursun transfer söylentileri -tabiri caizse- akmaya devam ediyor. Malum menajerleri konuşturmakta üstüne olmayan Radyospor bu defa da Bucaspor'un golcü oyuncusu Metmet Batdal'ın menajerini konuşturmuş. Yıllardır Süperlig'e transferi konuşuladursun, bu sezon direkt olarak takımıyla süper olan Mehmet'in seneye Galatasaray'da forma giyeceği haberleri üzerine menajeri de; görüşmelerin sürdüğünü, pazartesi olayın netliğe kavuşacağını ve %80 ihtimalle gerçekleşeceğini açıklamış. Hatta yıllık 1 Milyon TL alacağı söylentileri bile var Mehmet'in.
Bucaspor altyapısında yetişen ve kısa bir Altay macerası hariç hep Buca'da forma giyen Mehmet bu sezon takımının Süperlig'e çıkmasına 16 gollük bir katkıda bulundu. Güçlü fiziği, yüksek tekniği ve etkili şutları ile Bucasporlu arakadaşlarımın Bucalı İbrahimoviç diye nitelendirdiği Mehmet yararlı bir transfer gibi gözükse de kafama bazı soru işaretleri takılmadı değil. Dediğim gibi fiziği ve tekniği yeterli olan, topla başarılı işler çıkarabilen Mehmet'in topsuz alandaki oyunu Galatasaray için hiç de yeterli değil gibi gözüküyor. Keza topsuz oyunda akıllı koşular yapan, golün kokusunu hisseden bir yanı yok. Kısacası Baros'u sevmemize sebep olan oyun stilinin Mehmet'te olmadığını söyleyebiliriz. Ama yine de Rijkaard ve Neeskens'in elinde geliştirebilir kendisini umuduyla ve de çok genç olmamasına rağmen hala devam eden büyük potansiyeli ile iyi transfer gözüyle bakabiliriz Bucalı İbrahimovic'e, lakin gerçekleştiği takdirde...
Transfer Kazanı # Veli Kavlak
Yazar:
Jesus
|
15.5.10
Malum sezon sonu geldi ve transfer döneminin resmen başlamasına çok az bir süre kala ortalıkta transfer söylentileri hız kazandı. Galatasaray ile ilgili haberlerin en gerçeğe yakını Veli Kavlak gibi görünüyor... Keza kulübe yakın kişilerden onay alınmış ve ciddi biçimde medyada yer aldı bu haber.
Henüz 21 yaşında olmasına rağmen 147 defa Rapid Wien forması giymiş ve Avusturya milli takım formasını da 8 kez terletmiş. Keza 18 yaşından itibaren takımının ilk onbirinin gediklisi bu gurbetçi kardeşimiz. 1.80 boyunda ve ofansif bir ortasaha görünümünde fakat soğuk ülke disiplininden olsa gerek takım oyunu ve takım savunması üst düzeyde bir futbolcu olarak lanse ediliyor. Sol kanatta da oynayabilen Veli, Avusturya'da geleceğin yıldızı olarak gösteriliyor, keza hakkında Milan dedikodular bile çıkmıştı zamanında...
Gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu transferi fazlasıyla olumlu buluyorum kendi adıma. Bu sezon ortasahada gerçekleşmesi kaçınılmaz olan revizyonun bir parçası olacak bu yetenekli genç. Olsun da. Keza Barış'la, Sarp'la olacak iş değil bu.
Hoşçakal Örümcek Adam...
Yazar:
Jesus
|
13.5.10
Uzun ve güçlü bacakları sebebiyle böyle bir isim uygun görmüş zamanında takım arkadaşları, bilhassa Hasan Şaş. Dardanelspor'dan ilk geldiğinde kim bu adam dedirten, birkaç sene sonra takım şampiyonluğa koşarken ortasahayı tek başına toparlayan, belki de bu ligde Alex'i 90 dk kilitleyen ilk futbolcu olmuştu Mehmet Topal. Sonrasında ise milli takıma yükselip; Euro 2008'de adını duyurduktan sonra birkaç sene içerisinde Avrupa'da oynayacağını göstermişti bize. İşte o gün gelip çattı ve bugün Mehmet Topal'ın Valencia'ya transferi neredeyse kesinleşti. Hani ben transfer olsam bu kadar sevinirdim herhalde. Türkiye'de yetişmiş bir futbolcunun iyi bir bonservis bedeliyle Valencia gibi bir kulübe
transfer olması gerçekten harika bir olay. Bu sezonun büyük bir kısmında formsuz olmasına ( ya da gözükmesine mi demek lazım ? ) rağmen Mehmet Topal çok çok beğendiğim ve sevdiğim bir oyuncudur. Keza Valencia'da ve sonrasında da Avrupa'da çok iyi işler yapacağına inanıyorum kendisinin... Öte yandan Avrupa liglerini izlemek için müthiş bir bahane oluyor lejyonerler. Şimdi Valencia'yı kendi takımımmış gibi görüp her maçını izleyeceğim eminim ki. Zaten Batuhanlar, Sercanlar, Ozan İpekler neden Türkiye'de transfer ister anlamam hiç, git oynayabileceğin bir Avrupa kulübüne, kafan rahat olsun futbolunu oyna sonra da yap kariyerin kralını ! Yetenek siz değil misiniz arkadaşım? :)
Yahu Ne Şeker Adamsın Yılmaz Vural :)
Yazar:
Jesus
|
10.5.10
Öncelikle en çok beğendiğim teknik adamlardan biri olduğunu belirteyim Yılmaz Hocanın. Her ne kadar bazı sivri hareketleri bazı kesimlerin tepkisini ve antipatisini almış olsa da süregelen zaman içinde, yine de işini proffesyonelce ve gerektirdiği ölçüde tüm kollardan yapması takdirimi almıştır her daim. İşin teknik,taktik,antrenman,motivasyon,kulüp içi ilişkiler vs vs her yönüyle ilgilenen bir teknik adam profilinde son yıllarda. Bunları neden mi yazıyorum? Az önce bir Yekta Kurtuluş röportajı okurken, Yekta'nın bir Yılmaz Vural anektodu fazlasıyla güldürdü beni. Sahi çok eğlenceli, kafa adam bu Yılmaz Hoca :)
İşte Yekta'nın Yılmaz Hoca'yla ilgili cevabı:
“Yılmaz Vural, 3 büyüklerde gelmiş geçmişteknik direktörlerin çoğundan daha iyi.Bilgisine zaten diyecek laf olmaz, oyuncu psikolojisini de iyi biliyor. Mükemmel bir insan. 12-13teknik adamla tanıştım. Ancak o çok farklı. Futbol zaten bir şov. Hocamızın da kenarda şov yapması, alışılmadık hareketlerde bulunması bizieğlendiriyor . Yılmaz hocanın bir hikayesi vardır ve anlatır: 3 kez rüyamdaFenerbahçe ’nin hocası olarak gördüm kendimi, ama her seferinde uyandığımda sabah,Fenerbahçe yabancıteknik direktörle anlaşmıştı...”
Hacı Ne Dedin Sen?
Yazar:
Jesus
|
1.5.10
''55 yıl aynı takımı tutan benim gibi bir taraftarın bir anda bu kararından vazgeçmesi beklenemez. Bir takımı yeterince uzun süre takip ederseniz bu kanınıza işler. Liverpool'un yaşlı taraftarları ne hissettiğimi anlayacaktır. Maça gidemem ve hissettiğim herhangi bir duyguyu açığa vuramam, bu Liverpool taraftarlarına saygısızlık olur''
Yukarıdaki sözler 16 Nisan'da Liverpool'un başkanlığına getirilen 63 yaşındaki Martin Broughton'a ait. Kendisi 55 yıl boyunca Chealsea'yi desteklemiş de... Liverpool'a büyük sempati duyan birisi olarak istifasını bekliyorum arkadaşım ben. Tamam profesyonellik falan filan ama bu kadar da değil hani. Bir insan taraftarı olmadığı bir takımda nasıl verimli olabilir onu da anlamak mümkün değil zaten.










