Keblinger

Keblinger

Biri bir şey demiş:

Artık eş zamanlı olarak buradayım:

http://jesusyavuz.tumblr.com


(jesusyavuz)


2012 - 2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2012 - 2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Başlangıç || Galatasaray 3 - 2 Fenerbahçe

| 13.8.12



Sezon öncesi süper kupa maçında karşılaşan iki ezeli rakip. Bir tarafta Fatih Terim'le ruh yakalama peşinde koşan, bir sene gibi bir süreçte takım olma olgusunu yakalayan ve bunu bu sezona da taşıyıp avrupada başarılı olmak isteyen Galatasaray, diğer tarafta ise şu meşhur "3 Temmuz" süreci sonrası yıpranmış ve bu seneye hırslı başlayan, avrupadan çok ligdeki prestijini(şampiyonluk) tekrar kazanmak isteyen Fenerbahçe. Kaliteli bir maç olmayacağı belliydi, zira sezon öncesi iki takımın eksikleri fazlaydı. Takıma tam uyum sağlamamış transferler, yokluğu dolmamış isimler vs vs. Erzurum ise uzun bir süreden sonra ilk defa SüperLig takımlarını konuk etmiş, bu evsahipliğini de böylesine büyük bir rekabete yapma fırsatı bulmuştu. Sahaya atılan meşaleler ve organizasyona dair tecrübesizlikten kaynaklanan bazı eksikler dışında iyiydi Erzurum. Özellikle bölge halkı için güzel bir anı oldu diye düşünüyorum. Zira bu takımlar bu ülkenin takımlarıysa ve ulusal çapta milyonlarca taraftarları varsa, oralara da gitmek gerekli. Bu nedenle de federasyonun bu uygulamasını yerinde buluyorum kendimce. 

Maça gelirsek; son 1 yılda olduğu gibi bariz bir Galatasaray üstünlüğü vardı maçta. Geçen sezon TT Arena'daki 3-1 lik galibiyetten sonra kazanılan özgüven artık bir kaç sene önceki sıkıntıları da bertaraf etmiş artık. Galatasaraylı oyuncular maçı kazanmanın kendi elinde olduğunu bilerek çıkıyorlar maça ve geçen sezon büründükleri ayağı yere sağlam basan takım havasını da sürdürdükleri için galibiyet de kaçınılmaz oluyor. Zira ön alanda bunaltıcı baskı uygulayan ve de çok hızlı geri dönen bir görünümdeydi takım. Zaten bu anlayış maçın ilk 20 dakikasında birçok hataya zorladı Fenerbahçe'yi. Onun dışında 10 kişi kaldığında bile Galatasaray'ın sahada eksik görünmemesi Fenerbahçe'nin kötülüğünden değil yine Galatasaray'ın bu anlayışından kaynaklanıyor fikrimce. Yeni transferlerde Dany vasatın biraz üstünde, Hamit vasat, Umut ise olağanüstüydü. Sonradan oyuna giren Amrabat da iyi katkı verdi dersek yanılmış olmayız. Özellikle 4-4-2 ye uyum sağladıktan sonra daha çok yararı olacaktır Faslı oyuncunun. 



Umut için bir şeyler daha söylemek gerekirse, aslında bu onun her zamanki oyunu. Koşan, pres yapan, çarpraz koşularla savunmayı hataya zorlayan bir forvet Umut. Ama neydi eksiği, çok gol kaçırması. Kimse merak etmesin yine kaçırır. Saç baş yolacağımız zamanlar olacak kanımca ama yine de 2 sene öncesine göre, milli maçlarda, hazırlık maçlarında ve bu maçta gördüğüm şu ki, artık Umut direk kaleyi düşünüyor. Eskiden de bir nebze böyleydi ama bu sezon önünü boş gördüğü an vuruyor ki bu da çok pozitif bir şey kendisi ve takım adına. Zira Umut kariyeri boyunca her zaman üstüne katarak gitti son vuruşlarda ve artık belli bir çizgiyi yakalamış gözüküyor. Bu sene Burak'tan çok katkısı olacağı kanaatindeyim.

Fenerbahçe adına söyleceğim şey alsında birçoğunuzun söylediği şey. Bir Emre yok bu takımda. Zira Mehmet Topal'ın Emre'den çok farklı bir oyuncu olduğunu ve onun açığı kapatamayacağını biliyordum amabelli bir sistem değişikliği halinde yokluğunu aramayabilir diye düşünüyordum ama ben ne oyuncularda ne de Fenerbahçe'nin oynamaya çalıştığı sistemde bir ışık göremedim açıkçası. Ama tabi bu köprünün altından çok sular akacak ve belki de bir şekilde olurunu bulacaktır Aykut Kocaman.

Maçın adamı Engin'e gelirsek, yine yaptı yapacağını. Cidden kötü bir insan olduğunu düşünmüyorum ama Emre gibi saha içinde karakteri değişen bir isim Engin. KENDİNİ KAYBETMEK deyiminin sözlük anlamı adam. Kırk yılda bir Avrupa'da başarılı bir hakem çıkardık onu da ayağının altına alıyordu. En az 5 maç ceza alacaktır. Yine de geçen sene olduğu gibi bu sene de yararını göreceğiz diye düşünüyorum Engin'in, saha içinde yanlış işler peşinde koşmayınca cidden yararlı olabilen bir isim. Özellikle Fatih Terim etkisi altında...



Güzeldi. Sezona umut veren bir oyun ve oyuncu grubuyla merhaba dedik ve bunu da Fenerbahçe önünde yine bir kupa alarak gerçekleştirdik. Güzel başladık güzel de bitiririz inşallah diyerek yazımı bitiriyorum. Mc Klima Ustası Serkan'a selam olsun. Bilmeyenler için burada(+18)

Galatasaray 1 - 0 Fiorentina || Klasik Bir Hazırlık Maçı

| 9.8.12

Maç hakkında uzun uzun yazmaya, edebiyat parçalayıp destan yazmaya gerek görmüyorum açıkçası. İki takım da ideal 11'leriyle maça başladı ve bir hazırlık maçından daha ciddi bakıyorlardı maça.  Ciddilerdi ama gerçek bir hazırlık maçı oldu. Özellikle de bizim için. Klasik bir hazırlık maçı. Öyle amatör lig takımıyla yapılan cinsten  değil. Maç kondisyonu gidermek için değil, takımları son kez görmek için yapılmış bir maçtı. Hoş Fiorentina'nın henüz vakti var ama haftasonu Fenerbahçe'yle karşılaşacak Galatasaray için son provaydı. Bu yüzden de o maçta cezaları nedeniyle oynayamayacak Burak ve Ujfalusi yedek kulübesinde başladı maça. Maça gelirsek, Fiorentina klasik İtalyan takımı, ilk devre sindirdi ikinci devre rakip yorulunca da bastırdı. Net. Bir ara 10 dakika içinde 7 korner kullandılar ve neredeyse her biri tehlike yarattı. Biri ise Muslera'nın güzel refleksif dokunuşu sonrası direğe takıldı. Öyle ya da böyle zor bir takımı da yenmeyi başardı Galatasaray öncelikle bu pozitif bir şey kanımca. Kısa kısa maça değinecek olursak:

#Galatasaray geçen sene kazandığı öz güveni yine taşıyor bu güzel. 

#Futbolcular bireysel olarak hazır ama takım olarak henüz bir uyuşmazlık var. Yenilerden takıma en çok adapte olanlar Umut, Hamit ve Dany idi. Burak ve Amrabat'ın henüz zamana ihtiyacı var dersek yanılmayız herhalde. 

#Elmander yine efsaneydi. Adamın presini bile izlerken keyif alıyor insan. Gol atmasa hep böyle pres yapsa da olur hani.

#Riera'nın sol bek performansı da felaketti ve bence bu takımda fazlalık olan tek oyuncu Riera. Yıllık 3 Milyon Euro ne için? İlginç. Benim anlamadığım geçen sene takımın en önemli bir kaç isminden biri olan Melo için 200-300 bin Euro'nun pazarlığı 3 ay yapılırken geçen sene Riera'yla böyle bir sözleşmeyi hangi kafayla yaptılar aklım almıyor. Tamam transfer son dakikada yapılmıştı ve futbolcuyu ikna etmek için mecbur kesenin ağzını açtı yönetim ama madem açacaksın, neden Riera diye sorarlar adama. Tabi aradan yıl geçmiş ben bunu şimdi tartışıyorum o da ayrı mesele. Her neyse bugüne dönersek, Hakan Balta Feldkamp zamanının istikrarını yakalamış bence ve ŞL'de sırıtmaz gibime geliyor. Çağlar ise büyük bir soru işareti zira iki senedir neredeyse maç yapmadı adam. Riera ile de olmayacağına göre olası bir Hakan Balta sakatlığı bizi zor duruma düşürecektir sezon içinde. Elbet Fatih Hoca da bunu düşünüyordur ama bir şey de yapmalı sanki.

#Bunların dışında bu sezona dair beklentilerimden biri de Umut'un Burak'tan çok daha fazla iş yapma potansiyeli taşıdığı. Pres yapıyor, defansı rahatsız ediyor ve topu gevelemeden ezmeden kaleyi düşünüyor ki bu Umut'un sonradan kazandığı ve artı olarak görülebilecek bir özelliği. 

#Sol kanatta Emre Çolak ile Amrabat arasında sağlam bir forma rekabeti bizi bekliyor bu da aşikar olan şeylerden biri. 

#Hamit, Fatih Hoca'yı tanımasının verdiği avantajla takıma uyumu en kısa görünen isim.

#Dany -ki zaten birçoğumuzun beğendiği bir arkadaştı kendisi- bu takıma yakıştı diyebiliriz herhalde. Sağlam duruşu, topa hakim olması ve konsantrasyonu üst seviyede. 

#Yekta oyuna girdikten sonra defansif olarak iyi işler yaptı lakin özgüven eksikliği yaşadığı ve ilk11'de yer bulacağına dair umudu yok gibi göründü gözüme. Ama kesinlikle takımda kalması gerektiğine inanıyorum.

#Culio'dan bir şey anlamadım ben şahsen, görünmedi hiç oyunda yer aldığı kısa sürede. O da takımda kalmasını istediğim oyunculardan biri ama Fatih Hoca onu da gönderecek gibi geliyor. Zaten adı MİY ile anılmaya başlanmış bile.



Öyle ya da böyle Galatasaray geçen seneden gelen takım olma özelliğini devam ettiriyor diyebiliriz ve pazar günkü kupa maçına rakibinden daha hazır göründü. Melo'nun da takıma dahil olacağını düşünürsek, Avrupa'da başarıya dair ümit beslemek de polayanncılık olmaz sanırım. Nice destanlara, yine başarılara, sakatlıklar olmadan, Melo kimseyi yumruklamadan, Riera da solbek oynamadan başarılı bir sezon geçiririz diye ümit ediyorum. Rastgele!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

Copyright © 2010 AcademyLion